Konkordato.net Logo
KONKORDATO.NET Konkordato İlanları Ve Takip
Hukuk & Rehber

Konkordato Türleri Nelerdir? (Adi, İflastan Sonra ve Malvarlığının Terki)

📅 Tarih: 07.09.2026 👁️ Okunma: 142
Ticari hayatta işler her zaman planlandığı gibi gitmez. Bazen döviz kurlarındaki sert dalgalanmalar, bazen tahsil edilemeyen büyük faturalar, bazen de ani nakit
Ticari hayatta işler her zaman planlandığı gibi gitmez. Bazen döviz kurlarındaki sert dalgalanmalar, bazen tahsil edilemeyen büyük faturalar, bazen de ani nakit sıkışıklıkları en köklü şirketleri bile bir anda ödeme krizinin ortasına bırakır. İşte tam bu noktada, kapıya dayanan icra takiplerine ve yaklaşan iflas kabusuna karşı hukuk sistemimiz borçlu ile alacaklıyı aynı masada buluşturan bir can simidi sunar: Konkordato. Konkordato, sanılanın aksine borçtan kaçmanın ya da alacaklıları mağdur etmenin bir yolu değildir. Aksine, dürüst ve iyi niyetli bir borçlunun işletmesini ayakta tutmasını, alacaklıların da iflas masasındaki kırıntılar yerine çok daha yüksek bir tahsilat oranına ulaşmasını sağlayan çift taraflı bir koruma kalkanıdır. Türk İcra ve İflas Hukuku'nda her krizin reçetesi aynı değildir. Şirketin mali durumuna, iflasın ilan edilip edilmediğine ya da faaliyetin devam edip etmeyeceğine göre kanun koyucu 3 farklı konkordato modeli öngörmüştür: 1. Adi Konkordato (İflas Dışı) 2. İflastan Sonra Konkordato (İflas İçi) 3. Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato Gelin, Türk Hukuku'nda uygulanan bu 3 temel konkordato modelinin çalışma prensiplerine, aralarındaki hayati farklara ve hangisinin ne zaman devreye girdiğine yakından bakalım. Türk Hukuku'nda Konkordatonun Yasal Omurgası: 7101 Sayılı Reform Konkordato türlerine geçmeden önce sistemin yasal zeminini anlamak şart. Türkiye'de uzun yıllar uygulanan "iflasın ertelenmesi" kurumu, suistimallere açık yapısı ve alacaklıları yıllarca süren belirsizliklere hapsetmesi nedeniyle 2018 yılında 7101 sayılı Kanun ile tamamen yürürlükten kaldırıldı. Bu değişiklikle birlikte 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 285 ve devamı maddeleri baştan aşağı yenilendi. Yeni sistemin ana felsefesi oldukça nettir: Şeffaf olunacak, bağımsız denetimden geçmiş gerçekçi bir revizyon planı sunulacak, mahkeme gözetiminde atanan komiserler denetim yapacak ve her şey katı süre sınırları içinde tamamlanacak. İşte kanunun borçlulara tanıdığı 3 farklı yol haritası tam da bu reformist omurga üzerine oturur. 1. Adi Konkordato (İflas Dışı Konkordato): Şirketi Yoğun Bakımdan Çıkarma Planı Uygulamada "konkordato" denildiğinde kamuoyunun aklına gelen ilk ve en yaygın model adi konkordatodur. İİK m. 285 ile 308/h maddeleri arasında ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Adi konkordatonun temel mantığı basittir: Şirket henüz iflas etmemiştir ancak vadesi gelen borçlarını ödeyememekte veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altındadır. Amaç, şirketin faaliyetlerini durdurmadan, işçi çıkarmak zorunda kalmadan ve çarkları döndürmeye devam ederek borçları yeniden yapılandırmaktır. Bu modele sadece iflasa tabi olan ticaret şirketleri ve tacirler değil, iflasa tabi olmayan gerçek kişiler (örneğin borca batık şahıslar veya esnaflar) de başvurabilir. Adi Konkordatonun Kendi İçindeki Çeşitleri Adi konkordato, borçların nasıl ödeneceğine ilişkin sunduğunuz teklifin içeriğine göre üçe ayrılır: ● Tenzilat (İndirim) Konkordatosu: Alacaklılara dersiniz ki: "Şu an param yok, ama bana borcun yüzde 40'ını silme imkanı tanırsanız, kalan yüzde 60'ı peşin veya kısa sürede öderim." Alacaklılar bu indirimi kabul edip mahkeme tasdik ettiğinde, borcun vazgeçilen kısmı tamamen silinir. ● Vade (Erteleme / Taksitlendirme) Konkordatosu: Borçtan tek bir kuruş indirim istemezsiniz. Ancak "Bana 1 yıl ödemesiz dönem verin, ardından borcumu 36 eşit taksitte eksiksiz ödeyeyim" dersiniz. ● Karma (Kombine) Konkordato: Uygulamada en sık karşılaşılan modeldir. Hem belirli bir oranda anapara indirimi (tenzilat) talep edilir hem de kalan tutar belirli bir takvim çerçevesinde taksite (vade) bağlanır. Adi Konkordato Süreci Nasıl İşler? Süreç, yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine kapsamlı bir konkordato ön projesi, ayrıntılı finansal tablolar ve bağımsız denetim raporu ile başvurulmasıyla başlar. 1. Geçici Mühlet (3 Ay + 2 Ay): Mahkeme belgeleri şeklen inceler ve derhal 3 aylık geçici mühlet kararı verir (gerekirse 2 ay uzatılabilir). Bu kararla birlikte şirkete bir veya üç kişilik Geçici Konkordato Komiseri atanır. Geçici mühlet ilan edildiği andan itibaren borçlu aleyhine hiçbir icra takibi yapılamaz, başlamış takipler durur, ihtiyati hacizler uygulanamaz. 2. Kesin Mühlet (1 Yıl + 6 Ay): Komiser heyeti şirketin toparlanma ihtimali olduğuna kanaat getirirse mahkeme 1 yıllık kesin mühlet verir (güçlük halinde 6 ay uzatılabilir). Bu aşamada gerekirse büyük alacaklıların yer aldığı bir Alacaklılar Kurulu oluşturulur. 3. Alacaklılar Toplantısı ve Oylama: Komiser nezaretinde alacaklılar toplanır ve borçlunun sunduğu revize projeyi oylar. Projenin kabul edilmesi için kanunun aradığı çifte nisaptan birinin sağlanması zorunludur: ○ Kaydedilmiş alacaklıların ve alacak tutarının en az yarısı (sayı ve tutar çoğunluğu), VEYA ○ Alacaklı sayısının dörtte biri ve alacak tutarının en az üçte ikisi. 4. Mahkeme Tasdiki: Yeterli çoğunluk sağlandıktan sonra dosya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gelir. Mahkeme projenin samimiyetini, borçlunun kaynaklarının ödemeye yetip yetmeyeceğini denetler ve tasdik kararı verir. Tasdikle birlikte konkordato, projeye ret oyu veren alacaklılar da dahil olmak üzere tüm adi alacaklılar için bağlayıcı hale gelir. 2. İflastan Sonra Konkordato (İflas İçi Konkordato): Morgun Kapısından Dönüş Peki, diyelim ki işler daha da kötü gitti, mahkeme şirket hakkında iflas kararı verdi ve iflas masası açıldı. Oyun bitti mi? Aslında hayır. Türk Hukuku, iflas bayrağını çekmiş bir borçluya bile son bir uzlaşma fırsatı tanır. İşte buna İflastan Sonra Konkordato (İİK m. 309) denir. İflastan sonra konkordato, iflas tasfiyesinin soğuk ve yok pahasına satış mantığını durduran olağanüstü bir hukuki enstrümandır. Çünkü klasik iflas tasfiyesinde makineler, gayrimenkuller ve stoklar icra kanalıyla değerinin çok altında satılır; para masraf ve harçlara gider, alacaklıların eline çoğu zaman komik oranlar geçer. Müflis borçlu bu gerçeği masadaki alacaklılara göstererek yeni bir teklif sunar. İflastan Sonra Konkordatonun Ayırt Edici Özellikleri ● Yalnızca Müflis Başvurabilir: Bu yola sadece hakkında iflas kararı verilmiş ve iflas tasfiyesi devam eden kişiler gidebilir. ● Mühlet Kararı Verilmez: Adi konkordatodaki gibi geçici mühlet veya kesin mühlet kararlarına ihtiyaç yoktur. Neden mi? Çünkü borçlu zaten iflas etmiştir; malları zaten iflas masasındadır ve bireysel icra takipleri kanun gereği zaten durmuştur. ● Komiser Yerine İflas İdaresi: Ayrı bir konkordato komiseri atanmaz. Süreci ve alacaklılar toplantısını doğrudan İflas İdaresi yürütür. ● İkinci Alacaklılar Toplantısı: Müflis borçlu konkordato teklifini iflas idaresine sunar. Teklif, paraların paylaştırılması aşamasına kadar her zaman verilebilir. İflas idaresi bu teklifi İkinci Alacaklılar Toplantısı'nda müzakereye açar. ● En Büyük Kazanım: İflasın Bütün Hükümleriyle Ortadan Kalkması: Eğer alacaklılar teklifi kabul eder ve Asliye Ticaret Mahkemesi projeyi tasdik ederse, mahkeme aynı zamanda iflasın kaldırılmasına karar verir. Borçlu, iflas etmiş kişi (müflis) sıfatından kurtulur, ticari itibarını geri kazanır ve malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisine yeniden kavuşur. 3. Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato: Kontrollü ve Onurlu Tasfiye (Cessio Bonorum) Bazen acı gerçeklerle yüzleşmek gerekir: Şirketin piyasa koşullarında üretip satarak borcunu ödemesi imkansızdır; yani adi konkordato ile kurtulma şansı kalmamıştır. Ancak borçlu, şirketin alelade bir iflas batağında çürüyüp yok olmasını da istemez. İşte İİK m. 309/a ile 309/l maddeleri arasında düzenlenen Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato, borçlunun ticari faaliyetini sonlandırmayı göze alarak malvarlığını doğrudan alacaklılarına bıraktığı tasfiye odaklı bir modeldir. Bu modelde borçlu alacaklılarına şunu söyler: "Ben bu işletmeyi artık döndüremiyorum. Fabrikamı, arsalarımı, patentlerimi ve alacaklarımı size devrediyorum. Bunları profesyonel tasfiye memurları eliyle, piyasa değerinde satın ve paranızı aranızda adilce paylaştırın; beni de kalan borçlardan azat edin." Malvarlığının Terki İki Şekilde Gerçekleşir 1. Malların Paraya Çevrilmesi ve Paylaştırılması Yetkisinin Devri: Borçlu malvarlığının mülkiyetini alacaklılara devretmez, ancak malları satma ve bedelini tahsil etme yetkisini alacaklıların seçtiği tasfiye memurlarına bırakır. 2. Malvarlığının Tamamının veya Bir Kısmının Üçüncü Kişiye Devri: Şirketin malvarlığı bir bütün olarak (örneğin işletme devri şeklinde) üçüncü bir yatırımcıya devredilir ve elde edilen toplu para alacaklılara dağıtılır. Bu Modelin İflastan Farkı Nedir? Klasik bir iflas tasfiyesinde kontrol icra müdürlüklerinde ve bürokratik mekanizmadadır. Satışlar genellikle icra ihaleleriyle düşük bedellerle gerçekleşir. Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda ise kontrol tamamen Alacaklılar Kurulu ve onların atadığı uzman Tasfiye Memurlarındadır. Tasfiye memurları malları aceleye getirmeden, en uygun piyasa koşullarında, pazarlık usulüyle veya özel tekliflerle satabilir. Böylece klasik iflasa kıyasla çok daha yüksek bir nakit havuzu yaratılır. Tasfiye bittiğinde borçlu, konkordato sözleşmesinde kararlaştırılan şartlar dahilinde borçlarından tamamen kurtulur. 3 Konkordato Modelinin Karşılaştırmalı Röntgeni Bu 3 model arasındaki farkları netleştirmek, doğru hukuki ve finansal stratejiyi belirlemenin ilk adımıdır: Temel Amaç ve Hedef ● Adi Konkordato: Şirketi yaşatmak, üretimi sürdürmek ve borçları zamana yayarak ödemek. ● İflastan Sonra Konkordato: Açılmış olan iflası kapatmak, iflas tasfiyesini durdurmak ve borçlunun ticari haklarını iade etmek. ● Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato: Şirketi kurtarmak yerine, malvarlığını alacaklıların kontrolünde en yüksek değerle tasfiye etmek. Başvuru Zamanı ve Statü ● Adi Konkordato: İflastan önce (iflas tehlikesi altındayken). ● İflastan Sonra Konkordato: İflas kararı verildikten sonra, tasfiye devam ederken. ● Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato: İflastan önce veya iflas tasfiyesi sırasında gündeme gelebilir. Yönetim ve Tasarruf Yetkisi ● Adi Konkordato: Kural olarak borçlunun elindedir; ancak konkordato komiserinin nezareti ve izni altındadır. ● İflastan Sonra Konkordato: Tasdik kararına kadar iflas masasındadır; tasdikle birlikte borçluya geri döner. ● Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato: Borçlu yönetimden tamamen çekilir; yetki tasfiye memurlarına ve alacaklılar kuruluna geçer. Koruma Kalkanı (Mühlet Süreci) ● Adi Konkordato: Geçici mühlet (en çok 5 ay) ve kesin mühlet (en çok 18 ay) uygulanır. ● İflastan Sonra Konkordato: Mühlet prosedürü uygulanmaz, takipler iflas nedeniyle zaten durmuştur. ● Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato: Adi konkordatonun mühlet hükümleri kıyasen uygulanır. Konkordato Sürecinde En Sık Yapılan Stratejik Hatalar Hangi konkordato türü seçilirse seçilsin, sürecin başarısızlıkla sonuçlanması çoğu zaman doğrudan iflas kararıyla biter. Sahada işletmelerin en çok düştüğü tuzaklar şunlardır: 1. Zamanlama Hatası (Kasa Sıfırlandıktan Sonra Başvurmak): Konkordato bir kriz yönetimi aracıdır; ancak kasanızda hiç can suyu kalmadıysa, işletme sermayesini döndüremiyorsanız mühlet kararı alsanız bile çarkları çeviremezsiniz. Krizin ayak sesleri duyulduğunda adım atılmalıdır. 2. Hayali ve Şişirilmiş Finansal Projeksiyonlar: Mahkemeler ve komiserler sunulan projelerin uygulanabilirliğini satır satır denetler. Gerçekleşmesi imkansız ciro hedefleriyle hazırlanan revizyon projeleri kesin mühlet aşamasında reddedilir. 3. Rehinli Alacaklıları (Bankaları) Hesaba Katmamak: Konkordato mühleti rehinli alacaklıların rehinli malları satmasını engellese de, rehinli borçlar için ayrı bir müzakere süreci yürütülür (İİK m. 308/h). Bankalarla doğru diyalog kuramayan projelerin onaylanma şansı düşüktür. 4. Komiser Heyetiyle Zıtlaşmak: Konkordato komiseri mahkemenin gözü kulağıdır. Komiserin talep ettiği mali verileri zamanında sunmamak, defter kayıtlarında şeffaf olmamak veya komiserden habersiz tasarruf işlemleri yapmak mühletin derhal kaldırılmasına yol açar. Doğru Modeli Seçmek Şirketin Kaderini Belirler Konkordato, borç batağındaki bir işletme için sonun başlangıcı olmak zorunda değildir; doğru ellerde ve doğru stratejiyle yönetildiğinde yepyeni bir başlangıcın anahtarıdır. Eğer temel operasyonel karlılığınız devam ediyor ve sadece geçici bir likidite krizindeyseniz Adi Konkordato sizin için en güçlü kalkandır. Hakkınızda aceleyle verilmiş bir iflas kararı varsa ve alacaklılarınıza masadan çok daha fazlasını teklif edebiliyorsanız İflastan Sonra Konkordato sizi o tabutun içinden çıkarır. Artık şirketi döndürmenin rasyonel bir temeli kalmadıysa, borçlulara ve piyasaya en az zararı vererek onurlu bir çıkış yapmak için Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato en profesyonel çözümdür. Buradaki tek kural; mali tablolarla dürüstçe yüzleşmek, hukuki ve finansal analizi gecikmeden yaparak işletmenize en uygun modeli vakit kaybetmeden hayata geçirmektir.