Hukuk & Rehber
Konkordato Kararı İcra ve Hacizleri Durdurur mu?
📅 Tarih: 07.09.2026
👁️ Okunma: 31
Başlamış icra takipleri, rehinli alacaklar, ihtiyati tedbir kararları ve banka blokeleri
Kapınıza dayanan icra memurları, art arda gelen ödeme emirleri ve saba
Başlamış icra takipleri, rehinli alacaklar, ihtiyati tedbir kararları ve banka blokeleri
Kapınıza dayanan icra memurları, art arda gelen ödeme emirleri ve sabah uyandığınızda şirket hesaplarınızın üzerine çöken soğuk bir bloke haberi... Ticari hayatın fırtınalı denizlerinde nakit akışı bir kez bozulduğunda, alacaklıların başlattığı haciz dalgası sağlam bir işletmeyi bile birkaç haftada batırabilir. İşte tam bu yangın yerinde devreye giren konkordato kurumu, borç batağında boğulmak üzere olan bir şirkete mahkeme eliyle uzatılan oksijen maskesidir.
Peki, Asliye Ticaret Mahkemesi'nden aldığınız o mühlet kararı, kapıdaki icra takiplerini sihirli bir değnek gibi anında durdurur mu? Bankadaki blokeler kendiliğinden kalkar mı, yoksa alacaklı bankalar "bizim sözleşmemiz var" diyerek paranızı tutmaya devam edebilir mi?
İşin teorik kanun maddelerini bir kenara bırakıp, sahadaki gerçek uygulamayı masaya yatıralım.
Geçici Mühlet Kararı Verildiği An Ne Olur?
Konkordato talebiyle mahkemeye başvurduğunuzda, mahkeme ilk olarak dosyanızı inceler ve şartlar uygunsa bir "geçici mühlet" kararı verir. Çoğu kişinin düştüğü en büyük yanılgı, asıl koruma kalkanının aylar sonra verilecek "kesin mühlet" ile başlayacağını sanmasıdır.
Aslında durum hiç de öyle değil. İcra ve İflas Kanunu’nun 288. maddesi çok açık ve nettir: Geçici mühlet, kesin mühletin doğurduğu tüm hukuki sonuçları aynen doğurur.
Yani mahkemenin tensip zaptına geçici mühlet yazdığı andan itibaren, borçlu şirket için devasa bir hukuki koruma zırhı devreye girer. Bu zırhın temel amacı basittir: Şirketin malvarlığını alacaklıların yağmasından kurtarmak, üretimin ve ticaretin devamını sağlamak ve borçların makul bir vadede ödenmesi için zaman kazanmak.
Başlamış İcra Takipleri Ne Olur? Hacizler Düşer mi?
Gelelim en can alıcı soruya: Konkordato mühleti verilmeden önce hakkınızda açılmış onlarca icra takibi varsa ne olacak?
İİK m. 294/1 uyarınca kural çok katıdır: Mühlet kararı ile birlikte borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir yeni takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler derhal durur.
Buradaki "durma" kavramını doğru anlamak gerekir. Süreç şu şekilde işler:
● Takipler dondurulur: İcra dosyasındaki işlemler olduğu yerde donar. İcra müdürü dosya üzerinden yeni bir işlem yapamaz, borçluya yeni bir muhtıra gönderemez.
● Hacizler kendiliğinden kalkmaz, ama infaz edilemez: Mühlet kararından önce konulmuş bir gayrimenkul haczi veya araç haczi varsa, bu haciz kaydı tapudan ya da trafik sicilinden pat diye silinmez. Ancak alacaklı o malın satışını isteyemez, kıymet takdiri yaptıramaz veya fiili muhafazaya (çekiciyle aracı bağlamaya) kalkışamaz.
● Satış günleri düşer: Eğer mühlet kararından önce aracınız veya fabrikanız için bir satış günü belirlenmişse, o ihale kesinlikle yapılamaz; icra müdürlüğü satışı durdurmak zorundadır.
● Vergi ve SGK takipleri de durur: Kamu alacakları imtiyazlıdır diye bilinir, ancak konkordato mühletinde durum farklıdır. Vergi daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu dahi 6183 sayılı Kanun kapsamında yeni bir takip başlatamaz, başlamış takiplerini yürütemez.
Kısacası, konkordato kararı başlamış icra takiplerini iptal etmez ama onların hareket kabiliyetini tamamen felç eder.
İstisna: Konkordatonun Durduramadığı Takipler Nelerdir?
Hukukta her kuralın bir istisnası vardır. Konkordato mühletinin sağladığı dokunulmazlık zırhı da delinmez değildir. Kanun koyucu, bazı hassas alacaklı gruplarını korumak için takip yasağına bilinçli istisnalar getirmiştir.
İİK m. 206'nın birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklar için konkordato mühleti içinde dahi haciz yoluyla icra takibi yapılabilir:
1. İşçi Alacakları: Şirket çalışanlarının geriye dönük bir yıllık ücret alacakları, kıdem ve ihbar tazminatları ile iş ilişkisine dayanan hakları takip yasağına takılmaz. İşçi, konkordato ilan eden işverenine karşı icra takibi başlatabilir ve haciz uygulayabilir.
2. Nafaka Alacakları: Borçlunun ödemekle yükümlü olduğu ilama bağlı nafaka borçları için mühlet süresince takip başlatılabilir ve tahsilat yapılabilir.
3. Rehinli Alacaklar (Kısmi İstisna): Rehinle teminat altına alınmış alacaklar için takip açılabilir, fakat aşağıda göreceğiniz üzere satış yapılamaz.
Burada kritik bir ayrıntı var: İşçiler veya nafaka alacaklıları haciz yoluyla takip yapabilirken, kesinlikle borçlunun iflasını isteyemezler. İflas yolu tamamen kapalıdır.
Rehinli ve İpotekli Alacakların Akıbeti (İİK 295)
Bankaların en güvendiği kale, şirket binaları veya fabrika arazileri üzerine koydukları ipotekler ile araçlar üzerindeki rehinlerdir. Peki, banka "elimde ipotek var, ben konkordatoyu tanımam" diyebilir mi?
İİK m. 295 bu konuyu çok özel bir dengeye oturtmuştur:
Rehinli alacaklılar, konkordato mühleti içinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatabilir veya başlamış takiplere devam edebilirler. Ancak bu takip sırasında rehinli malın muhafazası istenemez ve rehinli mal kesinlikle satılamaz.
Yani banka ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıp ödeme emri gönderebilir, takibi kesinleştirebilir; fakat "ben fabrikayı satışa çıkarıyorum" diyemez. Satış yasağı, konkordato tasdik edilene veya süreç sona erene kadar rehinli malları güvence altında tutar.
Dahası, rehinli alacaklı alacağını sadece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip edebilir. Elindeki teminat senedine dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz takibi başlatamaz.
İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Kararları Ne Olur?
Alacaklıların borçludan mal kaçırmasını önlemek için mahkemelerden aldıkları en popüler silah ihtiyati hacizdir. Konkordato mühleti bu silahı nasıl etkisiz hale getirir?
Kanunun açık hükmü gereğince, mühlet kararı verildikten sonra borçlunun malları üzerine hiçbir surette ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir uygulanamaz.
Eğer bir alacaklı, mahkemeden konkordato kararından önce veya sonra bir ihtiyati haciz kararı almış olsa bile, bunu icra dairesi kanalıyla infaz ettiremez. İcra dairesine gidip "elimde mahkeme kararı var, borçlunun deposundaki malları haczedin" dediğinde, icra müdürü mühlet kararını gerekçe göstererek bu talebi reddetmek zorundadır.
Banka Blokeleri ve E-Hacizler Nasıl Kaldırılır?
İşte konkordato sürecinde şirketlerin hayatta kalmasını belirleyen en kritik savaş alanı: Banka hesapları ve POS gelirleri.
Konkordato talep eden bir işletmenin en büyük amacı nakit akışını yeniden döndürmektir. Ancak bankalar, şirketin mali darboğaza girdiğini duydukları anda refleks olarak hareket ederler. Kredi sözleşmelerindeki rehin, virman ve takas-mahsup maddelerine sığınarak hesaplara bloke koyar, gelen havaleleri borca mahsup eder veya POS bloke sürelerini uzatırlar.
Peki bu yasal mıdır?
● Mühlet Sonrası Blokeler Kesinlikle Hukuka Aykırıdır: Konkordato mühleti verildikten sonra bankaların borçlu şirketin hesaplarına yeni bloke koyması, gelen paraları vadesi gelmemiş kredilere mahsup etmesi açıkça İİK m. 294'e aykırıdır.
● Mühlet Öncesi Konulan 89/1 İcra Blokeleri: İcra daireleri tarafından bankalara gönderilen haciz ihbarnameleri (89/1), mühlet kararıyla birlikte dondurulur. Ancak para daha önce icra dairesinin hesabına aktarılmamışsa, banka bu parayı alacaklıya ödeyemez.
● POS Gelirleri ve Ticari Hesapların Açılması: Şirketin ticari hayatına devam edebilmesi için Asliye Ticaret Mahkemesi genellikle tensip zaptında bankalara hitaben özel bir tedbir hükmü kurar. Bu hükümde borçlunun banka hesaplarındaki blokelerin kaldırılması, POS alacaklarının konkordato komiseri denetiminde şirkete ödenmesi emredilir.
● Takas-Mahsup Yasağı: Bankalar, mühlet kararından sonra hesaba giren paraları "benim eski kredi alacağım vardı" diyerek mahsup edemezler. Çünkü konkordatonun temel felsefesi tüm alacaklılara eşit mesafede durmaktır; bir bankanın kendi inisiyatifiyle öncelikli tahsilat yapmasına izin verilmez.
Eğer banka mahkeme kararına ve konkordato komiserinin yazısına rağmen blokeyi kaldırmamakta direnirse, mahkemeye yapılacak ivedi bir başvuruyla banka yetkilileri hakkında suç duyurusu ve ihtiyati tedbire muhalefet uyarısı içeren ek kararlar aldırılabilir.
Faizler İşlemeye Devam Eder mi?
Konkordato mühletinin borçluya sağladığı bir diğer devasa finansal rahatlama faizlerin durmasıdır.
Kural olarak, mühlet kararının verildiği tarihten itibaren adi (rehinsiz) alacaklar için faiz işlemesi tamamen durur. Yani tedarikçileriniz veya çeke dayalı alacaklılarınız, mühlet tarihinden sonraki günler için faiz talep edemezler.
Bunun tek istisnası rehinli alacaklardır. İpotekli veya rehinli alacaklarda, rehin limitini aşmamak kaydıyla sözleşmesel faiz işlemeye devam eder. Ancak bu faiz de mühlet içinde borçludan zorla tahsil edilemez, sadece toplam rehinli alacak tutarına eklenir.
Sözleşmeler Konkordato Nedeniyle Feshedilebilir mi?
Pek çok ticari sözleşmede "taraflardan birinin konkordato talep etmesi veya iflas erteleme istemesi haklı fesih sebebidir" şeklinde maddeler bulunur.
İcra ve İflas Kanunu’nun 296. maddesi bu tür sözleşme hükümlerini geçersiz kılmıştır. Karşı taraf, sırf konkordato mühleti aldınız diye kira sözleşmesini, bayilik anlaşmasını, distribütörlük sözleşmesini veya hizmet protokolünü tek taraflı olarak feshedemez.
Hatta tam tersine, borçlu şirket için olağanüstü bir imkân tanınmıştır: Şirketin faaliyetlerini sürdürmesine engel olan, aşırı külfet getiren ve işletmeyi zarara sokan sürekli borç ilişkilerini (örneğin fahiş fiyatlı bir fabrika kira sözleşmesini), konkordato komiserinin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla tek taraflı olarak feshetme hakkına sahipsiniz.
Kanuna Aykırı Haciz Yapılırsa Ne Yapılmalıdır?
Uygulamada bazen icra müdürlükleri mühlet kararını gözden kaçırabilir veya bazı agresif alacaklılar sistemi zorlayarak fiili hacze çıkabilir.
Böyle bir durumla karşılaştığınızda izlemeniz gereken yol şudur:
1. İcra Memuruna Mühlet Kararını Sunun: Şirket adresinize fiili hacze gelen memura derhal Asliye Ticaret Mahkemesi'nin geçici/kesin mühlet kararını ve tensip zaptını ibraz edin. Memur işlemi durdurmak zorundadır.
2. İcra Hukuk Mahkemesi'ne Şikâyet: Eğer icra müdürü mühlete rağmen haciz koyar, bankadaki parayı çeker veya malları muhafaza altına alırsa, işlemi yapan icra dairesinin bağlı olduğu İcra Hukuk Mahkemesi'ne "şikâyet" yoluna başvurulur. Bu şikâyet kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği için herhangi bir süreye tabi değildir; süresiz şikâyet hakkı kullanılır ve yapılan işlem mahkemece derhal iptal edilir.
Süreci Doğru Yönetmek İçin Kritik Noktalar
Konkordato mühleti borçluya borçlarını sıfırlama hakkı vermez; sadece işletmeyi ayağa kaldırmak için koruma ve zaman sağlar. Bu sürecin başarıyla tamamlanması için şu unsurlar hayati önem taşır:
● Komiser ile Şeffaf İletişim: Mahkemenin atadığı konkordato komiseri sizin denetçinizdir. Banka işlemlerinden ödemelere, personel maaşlarından hammadde alımlarına kadar her finansal adımı komiserin bilgisi ve onayı dâhilinde yürütmelisiniz.
● Tasarruf Yetkisinin Sınırları: Mühlet altında şirketinizin taşınmazlarını satamaz, rehin veremez, kefil olamaz veya olağandışı devirler yapamazsınız. Mahkemenin izni olmadan yapılan bu tür işlemler hükümsüz sayılır ve konkordato talebinizin reddine, hatta iflasınıza yol açabilir.
● Alacaklılar ile Uzlaşma Zemini: Koruma kalkanı sonsuza kadar sürmez. Geçici ve kesin mühlet bittiğinde, hazırladığınız konkordato projesinin alacaklılar toplantısında yeterli çoğunluk tarafından kabul edilmesi ve mahkemece tasdik edilmesi gerekir.
Konkordato mühleti kararı; doğru bir hukuki strateji, şeffaf bir mali yönetim ve etkin bir kriz yönetimiyle birleştiğinde, icra ve haciz baskısını tamamen durdurarak işletmenizin yeniden düzlüğe çıkmasını sağlayan en güçlü yasal mekanizmadır.