Konkordato.net Logo
KONKORDATO.NET Konkordato İlanları Ve Takip
Hukuk & Rehber

Konkordato Şartları Nelerdir? Kimler Başvurabilir?

📅 Tarih: 07.09.2026 👁️ Okunma: 185
Ticari hayatın fırtınalı denizlerinde kürek çekerken bazen dalgalar öyle bir boyuta ulaşır ki kasanızdaki nakit akışı bir anda kilitlenir. Müşterinizden aldığın
Ticari hayatın fırtınalı denizlerinde kürek çekerken bazen dalgalar öyle bir boyuta ulaşır ki kasanızdaki nakit akışı bir anda kilitlenir. Müşterinizden aldığınız çekler karşılıksız çıkar, banka kredi musluklarını kısar, tedarikçiler kapıya dayanır ve telefonlar susmak bilmez. İşte tam bu noktada pek çok işletme sahibi veya bireysel borçlu kendini köşeye sıkışmış hisseder. Peki, işler sarpa sardığında tek yol kapıya kilit vurup iflas bayrağını çekmek midir? Kesinlikle hayır. Türk hukuk sistemi, iyi niyetli ama geçici olarak finansal darboğaza girmiş borçlular için son derece güçlü bir yasal zırh sunar: Konkordato. Konkordato, sanılanın aksine borçtan kaçmanın ya da alacaklıyı zarara uğratmanın bir yolu değil; borçlunun nefes almasını, alacaklının ise parasını tamamen kaybetmek yerine belirli bir takvimle tahsil etmesini sağlayan bir finansal yapılandırma anlaşmasıdır. Gelin; konkordatonun ne olduğunu, kimlerin bu haktan yararlanabileceğini, borca batıklık kavramının bu denklemde nereye oturduğunu ve mahkeme kapısını çalmadan önce hangi şartları sağlamanız gerektiğini tüm detaylarıyla ele alalım. Konkordato Nedir? İflastan Temel Farkı Nerede Başlar? En yalın tanımıyla konkordato; borçlarını vadesi geldiğinde ödeyemeyen veya yakın gelecekte ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan dürüst borçluların, alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde yaptığı bağlayıcı bir yeniden yapılandırma sözleşmesidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) madde 285 ve devamında düzenlenen bu mekanizma, işletmeyi adeta hukuki bir yoğun bakım ünitesine alır. Burada iki temel yöntem karşımıza çıkar: ● Vade Konkordatosu: Borcun anaparasından herhangi bir indirim yapılmaz, ancak borçlar makul bir ödeme planına bağlanarak zamana yayılır. ● Tenzilat Konkordatosu: Alacaklılar borcun belirli bir yüzdesinden (örneğin yüzde 30 veya yüzde 40) feragat eder; kalan kısım peşin veya taksitle ödenir. ● Karma Konkordato: Uygulamada en sık görülen türdür; hem borçtan belirli bir indirim istenir hem de kalan tutar vadeli bir takvime bağlanır. Peki, konkordato ile iflas arasındaki hayati çizgi nedir? İflas, şirketin ekonomik hayatının resmen sona ermesi, kapısına kilit vurulması ve mevcut tüm malvarlığının icra marifetiyle haraç mezat satılarak alacaklılar arasında paylaştırılmasıdır. İflas masasında çoğu zaman alacaklılar alacaklarının çok küçük bir kısmına razı olmak zorunda kalır, çalışanlar işsiz kalır, üretim durur. Konkordato ise tam tersine "şirketi yaşatma" felsefesine dayanır. Şirket üretmeye, istihdam sağlamaya ve katma değer üretmeye devam ederken borçlarını kendi yarattığı nakit akışıyla öder. Yani konkordato, ticari bir ölüm fermanı değil, kontrollü bir hayata dönüş projesidir. Kimler Konkordato Başvurusunda Bulunabilir? Konkordato dendiğinde akla ilk olarak dev fabrikalar veya yüzlerce çalışanı olan holdingler gelir. Oysa kanun koyucu bu kapıyı yalnızca dev sermaye gruplarına değil, ekonomik darboğaza giren çok geniş bir kitleye açık tutmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun 285. maddesi açıkça "borçlarını ödeyemeyen herhangi bir borçlu" ifadesini kullanır. Bu çerçevede konkordatoya başvurabilecek aktörleri ayrı ayrı inceleyelim: 1. Sermaye Şirketleri Ticaret hayatının omurgasını oluşturan sermaye şirketleri, konkordato talebinde bulunan grupların başında gelir. ● Anonim Şirketler (A.Ş.) ● Limited Şirketler (Ltd. Şti.) ● Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketler ● Kooperatifler Bu şirketler, yönetim kurulu veya müdürler kurulu kararıyla yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak şirket tüzel kişiliği adına konkordato talebinde bulunabilirler. 2. Şahıs Şirketleri ve Gerçek Kişi Tacirler Pek çok esnaf ve küçük işletme sahibi, şahıs şirketi statüsünde olduğu için konkordatoya başvuramayacağını zanneder. Bu tamamen yanlış bir bilgidir. ● Kollektif Şirketler ● Komandit Şirketler ● Şahıs İşletmeleri (Bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan gerçek kişi tacirler) Şahıs işletmelerinde tacirin tüm şahsi malvarlığı da ticari borçlarından dolayı risk altında olduğundan, konkordato koruması şahıs tacirleri için hayati bir kalkan görevi görür. 3. Borçlu Bireyler (Tacir Olmayan Gerçek Kişiler) İşte konkordato hakkında en az bilinen ama en kritik konulardan biri: Tacir olmayan, yani vergi levhası veya şirketi bulunmayan sade vatandaşlar, ücretli çalışanlar, emekliler ya da serbest meslek erbabı da konkordato başvurusunda bulunabilir. 2018 yılında yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun ile eski "iflasın ertelenmesi" kurumu tamamen kaldırılmış ve konkordato sistemi tüm borçluları kapsayacak şekilde yeniden dizayn edilmiştir. Yüksek miktarda tüketici kredisi, konut kredisi veya kefalet borcu altına girip ödeme gücünü yitiren bireyler, mahkemeye bir ödeme projesi sunarak konkordato talep edebilirler. Ancak bireysel konkordatoda masrafların ve bağımsız denetim maliyetlerinin yüksekliği, bu yolun genellikle belirli bir borç tutarının üzerindeki dosyalar için tercih edilmesine neden olmaktadır. 4. Alacaklılar Konkordato sadece borçlunun talebiyle başlayan bir süreç değildir. İflas talebinde bulunma hakkına sahip olan her alacaklı da, borçlunun iflas etmesi durumunda parasını alamayacağını öngörüyorsa, gerekçeli bir dilekçeyle Asliye Ticaret Mahkemesi'nden borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Borca Batıklık Durumu Nedir? Konkordato İçin Şart mıdır? Konkordato ile ilgili en yaygın kafa karışıklıklarından biri "borca batıklık" (özkaynak kaybı) ile "ödeme güçlüğü" (likidite krizi) kavramlarının birbirine karıştırılmasıdır. Önce net bir tanımlama yapalım: Borca batıklık, bir şirketin ya da kişinin aktiflerinin (tüm gayrimenkulleri, araçları, makineleri, alacakları ve nakit varlıkları), pasiflerini (tüm banka borçları, piyasa borçları, vergi ve SGK yükümlülükleri) piyasa rayiç değerleriyle dahi karşılayamaz hale gelmesidir. Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 376/3 uyarınca borca batıklık, şirket organlarının derhal mahkemeye bildirmesi gereken bir iflas nedenidir. Peki, konkordatoya başvurabilmek için mutlaka borca batık olmak gerekir mi? Cevap: Hayır. Konkordato talebinde bulunmak için borca batık olma zorunluluğu yoktur. Kanun iki ayrı durumdan birinin varlığını yeterli görür: 1. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyememek: Şirketinizin aktifleri kağıt üzerinde borçlarınızdan fazla olabilir; örneğin fabrikanız, depolarınız, arsalarınız vardır ama kasanızda sıcak para yoktur. Vadesi gelen çeki veya kredi taksitini ödeyemiyorsanız likidite krizindesiniz demektir ve konkordato isteyebilirsiniz. 2. Vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunmak: Henüz vadesi geçmiş borcunuz olmasa bile, önünüzdeki 3-6 aylık nakit projeksiyonunda yaklaşan devasa ödemeleri karşılayamayacağınızı somut verilerle görüyorsanız, kriz patlak vermeden önce mahkemeye başvurabilirsiniz. Elbette borca batık durumda olan bir sermaye şirketi de iflastan kurtulmak amacıyla konkordato talep edebilir. Hatta borca batıklık halinde konkordato, şirketin iflasını önleyen en temel yasal sığınaktır. Şayet konkordato süreci başarıyla tamamlanamazsa ve şirket borca batıksa, mahkeme doğrudan şirketin iflasına karar verir. Konkordato Başvuru Şartları ve Mahkemeye Sunulması Zorunlu 5 Temel Belge Konkordato başvurusu alelade bir dilekçeyle yapılamaz. İcra ve İflas Kanunu'nun 286. maddesi, başvuru anında mahkemeye sunulması gereken evrakları çok katı bir şekilde sıralamıştır. Bu belgelerden tek bir tanesinin dahi eksik olması veya usulüne uygun hazırlanmaması, mahkemenin başvuruyu usulden reddetmesine yol açabilir. Başvuruda bulunurken dosyanızda yer alması gereken 5 vazgeçilmez unsur şunlardır: 1. Konkordato Ön Projesi Başvurunun beyni niteliğindedir. Borçlunun borçlarını hangi vadede, nasıl bir tenzilatla veya hangi kaynakları kullanarak ödeyeceğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyması gerekir. Ön projede şu soruların cevabı net olmalıdır: ● Şirket sermaye artırımına mı gidecek? ● Atıl duran gayrimenkuller veya araçlar satılarak nakde mi dönüştürülecek? ● Yeni bir kredi veya fon kaynağı mı bulunacak? ● Faaliyet kârı ve maliyet kısıcı önlemler borç ödemelerini karşılamaya yetecek mi? 2. Malvarlığının Durumunu Gösteren Belgeler Borçlunun tüm finansal anatomisi mahkemenin önüne serilmelidir. Bu kapsamda; ● Son bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosu, ● Ara mizanlar ve ticari defter kayıtları, ● Maddi ve gayrimaddi duran varlıkların defter değerleri ile güncel rayiç (piyasa) değerlerini gösteren detaylı listeler dosyaya eklenir. 3. Alacaklılar ve Alacak Miktarları Listesi Borçlunun kime, ne kadar borcu olduğunu gösteren eksiksiz bir cetveldir. Bu listede alacaklıların unvanları, adresleri, alacağın vadesi, alacağın rehinli (ipotekli vb.) mi yoksa adi alacak mı olduğu ve varsa imtiyazlı alacak (işçi alacakları gibi) durumları açıkça belirtilir. 4. İflas ile Konkordato Karşılaştırma Tablosu Bu belge, alacaklıları ve mahkemeyi ikna etmenin en önemli matematiksel kanıtıdır. Tabloda borçlunun olası bir iflası durumunda alacaklıların eline ne kadar para geçeceği ile konkordato ön projesinin uygulanması halinde alacaklıların ne kadar tahsilat yapacağı karşılaştırılır. Projenin kabul görmesi için konkordato teklifinin, alacaklılar açısından iflastan çok daha avantajlı olduğunu somut rakamlarla kanıtlaması şarttır. 5. Bağımsız Denetim Kuruluşu Tarafından Hazırlanan Finansal Analiz Raporu Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yetkilendirilmiş bağımsız bir denetim kuruluşu, borçlunun sunduğu ön projenin ve finansal tabloların gerçekçi olup olmadığını inceler. Rapor, projedeki teklifin gerçekleşme ihtimalinin bulunduğuna dair "makul güvence" vermelidir. Bu rapor olmadan mahkemenin geçici mühlet vermesi kanunen mümkün değildir. Konkordato Süreci Nasıl İşler? Adım Adım Zaman Çizelgesi Başvurunuzu hazırlayıp Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunduğunuz andan itibaren çok sıkı kurallara bağlı bir yasal takvim işlemeye başlar. Süreç temel olarak şu aşamalardan oluşur: 1. Geçici Mühlet Kararı (3 Ay + 2 Ay) Mahkeme, başvuru evraklarının tam olduğunu tespit ettiği anda borçlu hakkında derhal 3 aylık geçici mühlet kararı verir. Bu aşamada dosyanın esasına çok derinlemesine girilmez; şekli eksiklik olmaması yeterlidir. Gerekli görülmesi halinde bu süre dolmadan 2 ay daha uzatılabilir. Böylece geçici mühlet toplamda en fazla 5 ay sürebilir. Geçici mühlet kararıyla birlikte mahkeme, süreci denetlemek üzere bir veya üç kişiden oluşan Geçici Konkordato Komiseri Heyeti atar. 2. Kesin Mühlet Kararı (1 Yıl + 6 Ay) Geçici mühlet süresi içinde konkordato komiseri, şirketin mali durumunu ve projenin başarı şansını inceleyerek mahkemeye ayrıntılı bir rapor sunar. Mahkeme, projenin başarıya ulaşabileceğine kanaat getirirse borçluya 1 yıllık kesin mühlet verir. Güçlük arz eden özel durumlarda bu süre mahkemece 6 aya kadar uzatılabilir. Kesin mühlet boyunca komiserin gözetiminde şirket faaliyetleri devam eder ve alacaklılar kurulu oluşturulur. 3. Alacaklılar Toplantısı ve Oylama (Çift Çoğunluk Kuralı) Komiser heyeti tüm alacaklıları alacaklarını kaydettirmeye çağırır ve ardından bir alacaklılar toplantısı düzenler. Konkordato ön projesi alacaklıların oyuna sunulur. İİK madde 302 uyarınca projenin kabul edilmiş sayılması için kanunun aradığı "çift çoğunluk"tan birinin sağlanması gerekir: ● Seçenek A: Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacak tutarının en az yarısını (yüzde 50'sini) aşan bir çoğunluk, ● Seçenek B: Kaydedilmiş olan alacaklıların en az dörtte birini (yüzde 25'ini) ve alacak tutarının en az üçte ikisini (yüzde 66,6'sını) aşan bir çoğunluk. Bu çoğunluklardan biri sağlandığı takdirde proje kabul edilmiş sayılır ve dosya tasdik için mahkemeye gönderilir. 4. Mahkemenin Konkordatoyu Tasdiki (İİK m. 305) Alacaklılar tarafından kabul edilen proje, Asliye Ticaret Mahkemesi önüne gelir. Mahkeme; teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olup olmadığını, alacaklıların haklarının korunup korunmadığını, gerekli teminatların verilip verilmediğini inceler ve projeyi tasdik eder. Tasdik kararıyla birlikte konkordato, projeye ret oyu vermiş olan alacaklılar da dahil olmak üzere tüm adi alacaklılar için bağlayıcı hale gelir. Konkordato Mühletinin Sağladığı Hukuki Zırh Geçici ve kesin mühlet kararları, finansal baskı altındaki borçlu için adeta koruyucu bir kubbe oluşturur. Kararın ilan edilmesiyle birlikte şu hukuki sonuçlar doğar: ● İcra Takipleri Durur: Borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan amme alacağı (vergi, SGK) takipleri de dahil olmak üzere hiçbir yeni icra takibi başlatılamaz. Başlatılmış olan takipler derhal durur. ● Hacizler Hükümsüz Kalır: Şirketin banka hesaplarına, araçlarına veya taşınmazlarına yeni haciz konulamaz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz. ● Sözleşmeler Feshedilemez: Borçlunun taraf olduğu ve işletmenin ayakta kalması için zorunlu olan sözleşmeler (kira sözleşmeleri, tedarik anlaşmaları vb.), sadece borçlu konkordato mühleti aldı diye karşı tarafça feshedilemez. ● Faizler Durur: Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, rehinle temin edilmemiş tüm adi alacaklar için faiz işlemesi mühlet kararıyla birlikte durur. ● İstisnalar: Rehinli alacaklılar rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir ancak rehinli malın satışı mühlet süresince yapılamaz. Ayrıca çalışanların kıdem, ihbar ve maaş gibi işçi alacakları konkordato korumasının dışındadır; bu alacaklar için haciz takibi yapılabilir. Başvuru Öncesinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Riskler Konkordato, borçlarını ödemek istemeyenlerin sığınabileceği sihirli bir değnek değildir. Başvuru yapmadan önce şu gerçekleri mutlaka göz önünde bulundurmalısınız: İlk olarak, kötü niyetli başvuruların sonu doğrudan iflastır. Mahkeme ve komiser heyeti, borçlunun mal kaçırma, fiktif alacaklı yaratma veya süreci sadece zaman kazanmak için kötüye kullanma niyetinde olduğunu tespit ederse, mühlet kararını derhal kaldırır ve borçlu iflasa tabi kişilerden ise doğrudan iflasına karar verir. İkinci olarak, yönetim yetkisi kısmen devredilir. Konkordato sürecinde şirket sahibi dilediği gibi hareket edemez. Taşınmaz satışı, rehin tesisi, kefil olma gibi önemli işlemler mahkemenin ve komiserin iznine tabidir; aksi halde yapılan işlemler hükümsüz sayılır. Son olarak, finansal disiplin ve gerçekçi projeksiyon şarttır. Gerçekleşmesi imkansız ciro hedeflerine veya hayali satışlara dayanan bir ön proje, bağımsız denetimden veya komiser incelemesinden geri dönecektir. Hazırlık aşamasında uzman hukukçular ve mali müşavirlerle çalışarak ayakları yere basan, şeffaf ve uygulanabilir bir plan oluşturmak hayati önem taşır. Zamanında, doğru hazırlanmış ve dürüst temellere dayanan bir konkordato başvurusu; batmak üzere olan bir işletmeyi yeniden karlı, istihdam yaratan ve borçlarını ödeyen sağlıklı bir yapıya kavuşturmanın en medeni hukuki yoludur.