Hukuk & Rehber
Konkordato Başvurusunda İstenen Belgeler ve Ön Proje Hazırlığı — Bağımsız denetim raporu, finansal analiz tabloları ve borç ödeme takvimi içeriği
📅 Tarih: 07.09.2026
👁️ Okunma: 12
Şirketinizin nakit akışı tıkandığında, bankalar kapıyı çaldığında ve tedarikçiler ardı ardına ödeme beklediğinde hissettiğiniz o baskıyı çok iyi biliyorsunuz. T
Şirketinizin nakit akışı tıkandığında, bankalar kapıyı çaldığında ve tedarikçiler ardı ardına ödeme beklediğinde hissettiğiniz o baskıyı çok iyi biliyorsunuz. Tam bu eşikte masaya gelen konkordato kavramı, sanılanın aksine kepenk kapatmanın bir önceki adımı değildir. Aslında konkordato, yoğun bakıma giren bir işletmenin solunum cihazına bağlanıp uzman bir cerrah heyeti eşliğinde yeniden ayağa kaldırılması operasyonudur.
Tabii bu ameliyatın başarılı geçmesi, mahkemenin kapısını rastgele toplanmış evraklarla değil; santim santim hesaplanmış, matematiği sağlam ve hukuki zemini kusursuz bir başvuru dosyasıyla çalmanıza bağlıdır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 286. maddesi, mahkemeye sunulacak dosyada hangi belgelerin yer alacağını şüpheye yer bırakmayacak netlikte sıralar. Asliye Ticaret Mahkemesi heyetinin önüne koyacağınız bu dosya, sadece bir hukuki dilekçe değil; işletmenizin geleceğine dair verdiğiniz resmi ve bağlayıcı bir taahhütnamedir.
İİK 286 Kapsamında Masadaki Dosya: Mahkemenin Aradığı Temel Belgeler
Mahkeme kalemine teslim edeceğiniz dosya, rastgele finansal dökümlerden oluşamaz. Kanun koyucu, geçici mühlet kararının kötüye kullanılmasını engellemek için filtreyi oldukça sıkı tutmuştur.
Başvuru dosyanızda eksiksiz bulunması gereken temel unsurlar şunlardır:
1. Konkordato Ön Projesi: Şirketin borçlarını nasıl, hangi vadede ve hangi kaynaklarla ödeyeceğini anlatan ana kurtuluş planı.
2. Borçlunun Malvarlığı Durumunu Gösteren Belgeler: Şirketin tüm aktif ve pasiflerini, mülkiyet durumunu ve defter kayıtlarını belgeleyen detaylı mali döküm.
3. Alacaklılar ve Alacak Listesi: Şirketten alacaklı olan herkesin tek tek listelendiği, alacağın niteliğinin ve teminat durumunun açıklandığı cetvel.
4. Karşılaştırma Tablosu (Konkordato ve İflas Karşılaştırması): Alacaklıların iflas durumunda ne kadar, konkordato durumunda ne kadar tahsilat yapabileceğini gösteren analiz.
5. Makul Güvence Veren Bağımsız Denetim Raporu: Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşunun, projenin uygulanabilirliğine dair verdiği resmi onay raporu.
Bu belgelerden tek bir tanesinin bile usulüne uygun hazırlanmaması, mahkemenin geçici mühlet talebini doğrudan reddetmesine veya süreci baştan tıkamasına yol açar.
Konkordato Ön Projesinin Mimarisi: Sadece Dilekçe Değil, Kurtuluş Reçetesi
Ön proje, konkordato dosyasının omurgasıdır. Eğer ön projeniz inandırıcı değilse, geriye kalan yüzlerce sayfalık bilanço sadece rakam yığınından ibaret kalır.
Peki, sağlam bir ön proje neleri içermelidir?
● Teklif Edilen Model (Vade, Tenzilat veya Karma): Alacaklılarınıza borçların yüzde kaçını ödemeyi teklif ediyorsunuz? Örneğin borcun tamamını 12 ay ödemesiz, 36 ay eşit taksitte mi ödeyeceksiniz (vade konkordatosu); yoksa borcun yüzde 60’ını silip kalanını 24 ayda mı kapatacaksınız (tenzilat konkordatosu)? Uygulamada en sık karşılaşılan model, makul bir indirim ve uzun vadeli taksitlendirmeyi birleştiren karma projelerdir.
● Kaynak Yaratma Stratejisi: Borçları ödemek için gereken nakit nereden gelecek? Mevcut operasyonel faaliyet karı yeterli mi? Ortaklar sermaye artırımı yoluyla taze para koyacak mı? Şirketin ana faaliyet konusuyla doğrudan ilgili olmayan atıl gayrimenkulleri, makineleri veya taşıtları satılacak mı?
● Maliyet Düşürme ve Verimlilik Planı: Şirket kan kaybederken aynı harcama alışkanlıklarını sürdüremezsiniz. Hangi şubeler kapatılacak? Hangi gereksiz abonelikler, yüksek maliyetli kiralamalar veya verimsiz operasyon hatları sonlandırılacak?
● Pazar ve Satış Projeksiyonları: Gelecek 3 ila 5 yıl içinde şirket hangi ciroya ulaşacak? Bu ciro artışının arkasında hangi sözleşmeler, siparişler veya pazar dinamikleri var?
Ön projede en önemli kural, aşırı pembe tablolar çizmemektir. Mahkeme heyeti ve atanacak konkordato komiserleri, sektörel gerçeklerle uyuşmayan hayali satış hedeflerini ilk bakışta fark eder. Gerçekçi, temkinli ve ayakları yere basan bir plan her zaman daha güven vericidir.
Borçlunun Malvarlığı Durumunu Gösteren Belgeler: Çift Ara Bilanço Şartı
Kanun, borçlunun finansal röntgeninin çok net çekilmesini ister. Burada yapılan en büyük hatalardan biri, mahkemeye sadece rutin dönem sonu bilançolarını sunmaktır.
Oysa kanun açıkça iki farklı esasa göre hazırlanmış ara bilanço talep eder:
● İşletmenin Devamlılığı Esasına Göre Bilanço: Şirketin faaliyetlerine kesintisiz devam ettiği varsayımı altında, aktiflerin ve yükümlülüklerin defter/kayıtlı değerleri üzerinden hazırlanan tablo.
● Aktiflerin Muhtemel Satış Fiyatları Üzerinden Bilanço (Tasfiye Değeri): Şirket bugün iflas etse ve tüm malları icra yoluyla apar topar satılsa, kasaya ne kadar para gireceğini gösteren gerçekçi tasfiye bilançosu.
Bu iki bilançonun birlikte sunulması zorunludur. Çünkü mahkeme, şirketin ayakta kalmasının mı yoksa tasfiye edilmesinin mi alacaklıların menfaatine olduğunu tam olarak bu iki bilanço arasındaki farka bakarak tartacaktır.
Ayrıca bu başlık altında şu evrakların da dosyada eksiksiz yer alması gerekir:
● Son mali yıla ait kesin mizan, bilanço ve gelir tablosu.
● Başvuru tarihine en yakın tarihli ara mizan ve ara gelir tablosu.
● Şirketin tüm maddi ve maddi olmayan duran varlıklarının (gayrimenkuller, taşıtlar, makineler, patentler, marka tescilleri) detaylı amortisman ve değerleme listesi.
● Varlıklar üzerinde bulunan tüm rehin, ipotek, haciz ve ihtiyati tedbir kayıtları.
● Ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdik bilgileri ile elektronik defter (e-defter) kullanan mükellefler için ilgili dönemlerin e-defter beratları.
Alacaklılar Listesi ve İmtiyaz Grupları
Borçlunun kimlere, ne kadar borcu olduğunu kuruşu kuruşuna listelemesi gerekir. Bu liste sıradan bir excel çıktısı değildir; alacaklıların kanuni statülerine göre sınıflandırılması şarttır.
Alacaklılar listesinde yer alması gereken ana sütunlar şunlardır:
● Alacaklının Kimliği ve İletişim Bilgileri: Ad, unvan, vergi kimlik numarası, MERSİS/TCKN, tebligata elverişli açık adres ve e-posta (KEP) adresleri.
● Borcun Doğum Sebebi ve Vadesi: Fatura, çek, senet, sözleşme veya cari hesap bakiyesi dökümü.
● Teminat Durumu: Alacağın rehinli mi, ipotekli mi yoksa şahsi kefaletle mi güvenceye alındığı.
● İmtiyaz Durumu: İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesine göre alacaklının sırası. İşçi alacakları (kıdem, ihbar, ödenmemiş maaşlar) ve nafaka borçları birinci sıra imtiyazlı alacaktır. Kamu alacakları (vergi, SGK primleri) özel kanunlarına tabidir. Bankaların ipoteksiz ticari kredileri ve tedarikçi cari hesapları ise adi (imtiyazsız) alacaklar sınıfında yer alır.
Bu listenin doğruluğu hayati önem taşır. Eğer listede bilinçli olarak bir alacaklıyı gizlerseniz veya alacak tutarını tahrif ederseniz, mahkeme bunu doğrudan dürüstlük kuralına aykırılık ve kötü niyet olarak yorumlayarak talebinizi anında reddedebilir.
Karşılaştırma Tablosu: İflas mı Daha Karlı, Konkordato mu?
Karşılaştırma tablosu, aslında alacaklıları ve mahkemeyi ikna etme sanatının matematiksel formülüdür. Bu tablonun yanıtlaması gereken tek bir soru vardır: "Alacaklılar şirket iflas ederse mi daha çok para tahsil eder, yoksa konkordato projesi onaylanırsa mı?"
Tabloda iki ana senaryo yan yana konulur:
● İflas Senaryosu: Şirketin tüm malvarlığı icra yoluyla satılır. Satış masrafları, iflas idaresi ücretleri, harçlar ve rüçhanlı haklar düşülür. Kalan para imtiyaz sırasına göre dağıtılır. Çoğu zaman adi alacaklılara ya hiç para kalmaz ya da alacaklarının yüzde 5-10 gibi sembolik bir kısmı düşer.
● Konkordato Senaryosu: Şirket üretime ve satışa devam eder. 3-4 yıllık süreçte elde edilen operasyonel nakit ve kaynaklarla alacaklılara örneğin yüzde 70 veya yüzde 100 oranında ödeme yapılır.
Karşılaştırma tablosunda konkordato teklifinin iflas tasfiyesine kıyasla alacaklılar lehine somut bir avantaj sağladığı net biçimde ispatlanmalıdır. Aksi halde alacaklılar toplantısında çoğunluğu sağlamak ve mahkemeden tasdik almak imkansız hale gelir.
Finansal Analiz Tabloları ve Nakit Akım Projeksiyonları
Konkordato hazırlığında finansal tablolar geçmişi gösterirken, finansal analiz ve nakit akım tabloları geleceği inşa eder.
Mahkemenin ve bağımsız denetçinin incelediği temel finansal analiz başlıkları şunlardır:
● Çalışma Sermayesi Analizi: Şirketin günlük operasyonlarını döndürmek için ne kadar nakde ihtiyacı var? Stok devir hızı nedir? Ticari alacakların tahsil süresi (DSO) kaç gündür?
● Aylık Nakit Akım Tablosu (Cash Flow): Proje süresince (genellikle 36 ila 60 ay) her ay kasaya girecek tahmini nakit ve kasadan çıkacak zorunlu operasyonel harcamalar (hammadde, personel, enerji, lojistik).
● Serbest Nakit Akımı (FCF): Zorunlu işletme giderleri ve yatırımlar düşüldükten sonra, her ay/dönem borç ödemesine ayrılabilecek net para miktarı.
● Duyarlılık ve Senaryo Analizleri: Hammadde fiyatları yüzde 20 artarsa, döviz kuru yükselirse veya satış hacmi yüzde 15 düşerse proje nasıl etkilenir? İyimser, baz ve kötümser senaryoların hazırlanması projenin güvenilirliğini katbekat artırır.
Borç Ödeme Takviminin Matematiği: Kim, Ne Zaman, Nasıl Alacak?
Borç ödeme takvimi, ön projenin somutlaştığı son takvim çizelgesidir. Burada genel geçer ifadeler yerine net tarihler ve tutarlar konuşur.
Borç ödeme takvimi hazırlanırken şu yapısal ayrımlara dikkat edilir:
● Ödemesiz Dönem (Nefes Alma / Grace Period): Genellikle geçici ve kesin mühlet süreçlerini kapsayan ilk 12 ila 24 aylık dönemdir. Şirket bu dönemde operasyonel nakit akışını toparlar, stoklarını eritir ve taze kaynakları devreye sokar. Bu süreçte adi borçlulara ana para ödemesi yapılmaz.
● Taksitlendirme Periyotları: Ödemesiz dönemin ardından borçlar 3 aylık, 6 aylık veya yıllık periyotlarla taksitlendirilir.
● İmtiyazlı Alacakların Önceliği: İşçi alacakları kanunen koruma altındadır. Mühlet kararı işçi alacaklarının takibini durdurmaz; bu nedenle işçi maaş ve tazminat ödemelerinin takvimde en başta ve gecikmeksizin ödenmesi planlanmalıdır.
● Rehinli Alacaklılarla Müzakere: Fabrika, makine veya gayrimenkul üzerinde ipoteği/rehni olan bankalarla İİK 308/h maddesi uyarınca ayrı bir rehinli alacaklar müzakeresi yürütülür ve bunlara özel bir ödeme planı kurgulanır.
Bağımsız Denetim ve Makul Güvence Raporu: Kapıdan Geçiren Anahtar
Geldik dosyanın en kritik, en teknik ve en çok elenen virajına: Makul güvence veren bağımsız denetim raporu.
2018 yılındaki yasal düzenlemeler ve ardından yayımlanan yönetmeliklerle birlikte, konkordato başvurularında bağımsız denetim raporu sunulması zorunlu hale getirilmiştir (Küçük işletmeler hariç). Üstelik bu denetimi her denetim şirketi yapamaz. Denetim kuruluşunun Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) tarafından yetkilendirilmiş ve KAYİK (Kamu Gözetimini İlgilendiren Kuruluşlar) denetim yetkisine sahip olması gerekir.
Peki bağımsız denetçi bu raporda neyi inceler?
Denetçi, Türkiye Denetim Standartları (özellikle GDS 3000 Güvence Denetimleri Standardı) çerçevesinde şirketin mali verilerini ve hazırlanan ön projeyi masaya yatırır. İncelediği temel noktalar şunlardır:
● Mali Tabloların Güvenilirliği: Şirketin sunduğu mizan, bilanço ve gelir tablosu gerçek durumu yansıtıyor mu? Şişirilmiş stoklar, hayali ticari alacaklar veya gizlenmiş yükümlülükler var mı?
● Ön Proje Varsayımlarının Tutarlılığı: Şirketin geleceğe dair ciro ve kar hedefleri piyasa koşullarıyla uyumlu mu? Yoksa gerçekçi olmayan temennilerden mi ibaret?
● Teklifin Gerçekleşme İhtimali: Ön projede taahhüt edilen borç ödeme takviminin uygulanabilirliği "kuvvetle muhtemel" midir?
Denetçi, yaptığı detaylı analizler sonucunda ön projedeki teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğuna kanaat getirirse "olumlu makul güvence raporu" düzenler. Eğer denetçi verileri yetersiz bulur veya varsayımları gerçek dışı görürse, olumsuz rapor verir veya görüş bildirmekten kaçınır; bu da başvurunun mahkemece anında reddedilmesi demektir.
Başvuru Öncesinde Yapılan Ölümcül Hatalar
Uygulamada pek çok şirketin iyi niyetle çıktığı konkordato yolunda ilk virajda kaza yapmasının temel nedenleri şunlardır:
● Tarih ve Bilanço Uyuşmazlıkları: Mali tabloların hazırlandığı tarih ile mahkemeye başvuru tarihi arasında uzun zaman farkı olması. Verilerin güncel olmaması denetim raporunu sakatlar.
● Bilanço ile Alacaklı Listesi Arasındaki Çelişkiler: Bilançoda 100 milyon TL görünen ticari borçların, alacaklılar listesinde 75 milyon TL olarak beyan edilmesi mahkeme nezdinde güveni tamamen sıfırlar.
● Hayali Kaynak Taahhütleri: "Ortaklar gayrimenkul satıp 50 milyon TL getirecek" denilip, gayrimenkulün tapu kaydının, gerçekçi ekspertiz raporunun veya satış vaadi belgesinin dosyaya konulmaması.
● Yetersiz Karşılaştırma Analizi: İflas durumunda alacaklıların ne alacağının tarafsız ve bağımsız ekspertiz değerleriyle değil, ezbere rakamlarla hesaplanması.
Başarılı Bir Konkordato Dosyasının Yol Haritası
Konkordato süreci, adliye koridorlarında başlayan bir süreç değildir; şirketinizin muhasebe ve finans birimlerinde aylar öncesinden titizlikle örülen bir savunma hattıdır.
Süreci kusursuz yönetmek için izlenmesi gereken mantıksal sıralama şudur:
Öncelikle mali veriler temizlenmeli, karşılıksız veya şüpheli alacaklar ayıklanmalıdır. Ardından gerçekçi bir nakit akım modeli kurulmalı ve borç ödeme kapasitesi net olarak tespit edilmelidir. Bu kapasiteye göre şekillenen ön proje, bağımsız denetim kuruluşunun incelemesine sunulmalı ve denetçinin talep ettiği tüm dayanak belgeler şeffaflıkla sağlanmalıdır. Denetimden geçen makul güvence raporu, çift ara bilanço ve alacaklı cetvelleriyle birleştirilerek dava dilekçesine eklenmelidir.
Tüm bu adımları disiplinle attığınızda, mahkemenin vereceği geçici mühlet kararı bir kalkan gibi şirketinizi korumaya alacak; borçlarınızı yapılandırıp üretmeye, istihdam sağlamaya ve ticari itibarınızı koruyarak yolunuza devam etmenize olanak tanıyacaktır.