Hukuk & Rehber
Geçici Mühlet ve Kesin Mühlet Nedir? Farkları Nelerdir? — 3+2 aylık geçici mühlet ile 1 yıllık kesin mühletin süreleri, mahkeme kararları ve hukuki sonuçları
📅 Tarih: 07.09.2026
👁️ Okunma: 205
Nakit akışınız tıkanmış, alacaklılar kapıya dayanmış ve şirketinizin üzerinde iflas fırtınaları kopuyor olabilir. Ticari hayatta işler her zaman planlandığı gib
Nakit akışınız tıkanmış, alacaklılar kapıya dayanmış ve şirketinizin üzerinde iflas fırtınaları kopuyor olabilir. Ticari hayatta işler her zaman planlandığı gibi gitmez; bazen en köklü işletmeler bile ödeme güçlüğü sarmalına yakalanır. İşte Türk İcra ve İflas Hukuku, dürüst ama darboğaza girmiş borçlulara tam bu noktada bir can simidi uzatıyor: Konkordato.
Konkordato sürecinin kalbinde ise iki kritik aşama yer alır: Geçici mühlet ve kesin mühlet. Bu iki kavram, şirketin yoğun bakım ünitesine alınması ile tedavi edilip ayağa kaldırılması arasındaki fark gibidir. Biri ani kanamayı durdurur, diğeri ise uzun soluklu bir iyileşme protokolü uygular. Peki, 3+2 aylık geçici mühlet ile 1 yıllık kesin mühlet pratikte ne anlama gelir? Mahkemeler bu kararları hangi kriterlere göre verir ve hem borçlu hem de alacaklı açısından hukuki sonuçları nelerdir? Gelin, konunun hukuki labirentlerini bir kenara bırakıp süreci tüm yalınlığıyla adım adım inceleyelim.
Geçici Mühlet Nedir? Acil Servisteki İlk Müdahale (İİK m. 287)
Konkordato talebiyle Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurduğunuz anı düşünün. Mahkemenin şirketinizi haftalarca incelemesini bekleyecek vaktiniz yoktur; zira yarın sabah gelebilecek tek bir haciz veya banka blokajı işletmenizin tüm çarklarını durdurabilir. Kanun koyucu bu yakıcı gerçeği bildiği için geçici mühlet müessesesini devreye sokmuştur.
Geçici mühlet; borçlunun konkordato talebi üzerine mahkemenin, kanunda aranan belgelerin (konkordato ön projesi, bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu ve bağımsız denetim standardına göre hazırlanan makul güvence raporu gibi) eksiksiz sunulduğunu gördüğü anda derhal verdiği koruma kararıdır.
Buradaki kritik kelime "derhal"dir. Mahkeme bu aşamada projenizin gerçekten tutup tutmayacağını, şirketin kurtulup kurtulamayacağını derinlemesine incelemez. Yalnızca şekli bir kontrol yapar: Evraklar tam mı, harçlar ve gider avansı yatırılmış mı? Cevap evetse, mahkeme başka hiçbir araştırma yapmaksızın geçici mühlet kararını verir ve şirketin etrafına anında görünmez bir hukuki zırh örer.
Geçici Mühletin Süresi ve Uzatılması (3 + 2 Ay)
● Standart Başlangıç Süresi: Mahkemenin verdiği ilk geçici mühlet süresi 3 aydır.
● Uzatma İmkânı: Bu 3 aylık süre dolmadan önce, konkordato komiserinin veya borçlunun gerekçeli talebi üzerine mahkeme süreyi en fazla 2 ay daha uzatabilir.
● Azami Sınır: Geçici mühletin toplam süresi hiçbir şekilde 5 ayı geçemez.
Bu 5 aylık zaman dilimi, tabiri caizse bir "ön izleme" evresidir. Mahkemenin atadığı geçici konkordato komiseri şirkete girer, defterleri inceler, nakit akışını izler ve mahkemeye şu sorunun cevabını içeren bir ara rapor sunar: "Bu şirket gerçekten kurtarılabilir mi, yoksa sadece zaman mı kazanmaya çalışıyor?"
Kesin Mühlet Nedir? Asıl Tedavi ve Yeniden Yapılandırma Masası (İİK m. 289)
Geçici mühletin o korunaklı 3 veya 5 aylık süresi bittiğinde ne olur? İşte o noktada yol ikiye ayrılır: Ya şirketin fişi çekilip iflasına karar verilir ya da şirkete gerçek anlamda toparlanması için uzun bir maraton tanınır. Bu uzun maratonun hukuki adı kesin mühlettir.
Mahkeme, geçici mühlet süresi içinde tarafları duruşmaya çağırır. Geçici komiserin sunduğu ayrıntılı raporu ve alacaklıların itirazlarını masaya yatırır. Şayet borçlunun sunduğu konkordato projesinin başarıya ulaşabileceğine, yani şirketin borçlarını ödeyip faaliyetini sürdürebileceğine dair güçlü bir kanaat oluşursa, borçluya 1 yıllık kesin mühlet verilir.
Kesin mühlet, artık evrak kontrolünün bittiği, rakamların ve matematiksel gerçeklerin konuştuğu dönemdir. Bu aşamada sadece borçlunun faaliyetleri denetlenmekle kalmaz; alacaklılar toplantıları organize edilir, borçlar kaydedilir, indirim (tenzilat) ve vade uzatımı (tehir) şartları alacaklıların oyuna sunulur.
Kesin Mühletin Süresi ve Uzatılması (1 Yıl + 6 Ay)
● Standart Süre: Mahkemece verilen kesin mühlet süresi kural olarak 1 yıldır (12 ay).
● Uzatma İmkânı: Güçlük arz eden, çok ortaklı, devasa borç portföyüne sahip veya karmaşık hukuki ihtilafları barındıran dosyalarda; komiserin gerekçeli raporu ve talebiyle bu süre en fazla 6 ay uzatılabilir.
● Azami Sınır: Kesin mühlet toplamda 18 aya (1,5 yıla) kadar uzayabilir.
● Tasdik Aşamasındaki İlave Süre: İcra ve İflas Kanunu m. 304/2 uyarınca, 18 aylık mühlet bitse dahi mahkeme konkordato projesinin tasdiki hakkında nihai kararı verene kadar, 6 ayı geçmemek üzere mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir.
Tüm bu süreleri topladığınızda, iyi niyetli bir borçlunun konkordato koruması altında geçirebileceği toplam süre 23 aya (neredeyse 2 tam yıla) kadar ulaşabilmektedir.
Mahkeme Kararları Nasıl Verilir? Başvurudan Hükme Giden Süreç
Konkordato talebinin mahkeme koridorlarında nasıl ilerlediğini kavramak, stratejik kararlar alırken hata yapmanızı engeller. Süreç iki farklı mahkeme kararı mekanizmasıyla yürür:
1. Geçici Mühlet Kararı (Dosya Üzerinden ve Hızlı)
Borçlu gerekli belgelerle Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurduğunda duruşma açılmaz, alacaklılar dinlenmez. Mahkeme sadece kâğıt üzerindeki uygunluğu denetler. Eksik yoksa geçici mühlet kararı verilir, geçici konkordato komiseri (genellikle 1 veya duruma göre 3 kişi) atanır ve karar derhal Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu’nun resmi ilan portalında yayımlanır. Tapu müdürlüklerine, bankalara, ticaret siciline ve vergi dairelerine müzekkere yazılarak şirketin malvarlığı koruma altına alınır.
Alacaklılar için kritik detay şudur: Kararın ilanından itibaren 7 günlük kesin süre içinde alacaklılar mahkemeye bir dilekçe vererek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığını delilleriyle ileri sürebilir ve geçici mühletin kaldırılmasını talep edebilirler.
2. Kesin Mühlet Kararı (Duruşmalı ve Çelişmeli İnceleme)
Geçici mühletin sonuna doğru mahkeme bir duruşma günü belirler. Bu duruşmaya borçlu, komiser ve itiraz eden alacaklılar davet edilir. Mahkeme komiserin raporunu inceler: Borçlu dürüst davranmış mı? Şirket gelir elde etmeye devam ediyor mu? Yoksa mal mı kaçırılıyor?
Eğer tablo olumluysa mahkeme kesin mühlet kararı verir. Bu kararla birlikte varsa geçici komiserin görevi devam eder ya da yeni bir komiser heyeti atanır. Ayrıca alacaklı sayısı ve borç miktarı belirli kriterleri aşıyorsa, alacaklıların menfaatlerini korumak üzere bir Alacaklılar Kurulu oluşturulur. Tablo olumsuzsa, mahkeme mühleti derhal kaldırır ve iflasa tabi borçlular için resen iflas kararı verir.
Mühlet Kararlarının Hukuki Sonuçları: Kim, Nasıl Etkilenir?
İcra ve İflas Kanunu'nun 288. maddesi çok açık bir kural koyar: "Geçici mühlet, kesin mühletin tüm hukuki sonuçlarını doğurur." Yani geçici mühlet kararı verildiği saniyeden itibaren başlayan koruma zırhı, kesin mühlet boyunca da kesintisiz devam eder.
Peki bu hukuki koruma neleri kapsar ve sınırları neresidir?
1. İcra Takipleri Durur ve Yeni Takip Yapılamaz (İİK m. 294)
Mühlet kararının verilmesiyle birlikte borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun kapsamındaki vergi, SGK gibi amme alacakları da dâhil olmak üzere hiçbir yeni icra takibi başlatılamaz. Daha önce başlamış olan tüm icra takipleri olduğu yerde durur. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz. İcra daireleri borçlunun mallarını satamaz, hacizli paraları alacaklıya ödeyemez.
2. Faizler Durur mu?
Kural olarak, mühletin verilmesiyle birlikte rehinle temin edilmemiş (adi) alacaklar için faiz işlemesi durur. Ancak konkordato projesinde alacaklılara faiz ödeneceğine dair açık bir taahhüt varsa veya rehinli alacak söz konusuysa faiz hesabı ilgili yasal kurallara göre devam eder.
3. Rehinli Alacaklıların Durumu (İİK m. 295)
Bankalar veya ipotek alacaklıları rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatabilir veya mevcut takibe devam edebilirler. Ancak mühlet boyunca rehinli malın satışı kesinlikle yapılamaz ve muhafaza tedbiri alınamaz. Yani fabrika binanız veya makineleriniz üzerindeki ipotek nedeniyle banka satış isteyip sizi kapı dışarı edemez.
4. İmtiyazlı Alacaklar (İşçi Alacakları ve Nafaka) İstisnadır
Konkordato mühleti işçinin alın terine engel olamaz. İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesinin birinci sırasında yer alan işçi alacakları (maaş, kıdem ve ihbar tazminatı gibi) ile nafaka alacakları takip yasağının dışındadır. İşçiler mühlet süresi içinde de haciz takibi yapabilir; ancak burada da işletmenin bütünlüğünü bozacak fiili muhafaza işlemleri komiser denetimine tabidir.
5. Sözleşmelerin Akıbeti (İİK m. 296)
Karşı taraf, sırf borçlu konkordato talep etti veya mühlet aldı diye sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedemez; sözleşmedeki "konkordato halinde fesih geçerlidir" şeklindeki hükümler kanunen geçersiz sayılır. Ayrıca borçlu, işletmenin devamı için artık faydası kalmayan ve şirkete aşırı külfet getiren sürekli borç ilişkilerini (örneğin fahiş kiralı bir depo sözleşmesini) konkordato komiserinin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla feshedebilir.
6. Borçlunun Tasarruf Yetkisi Kısıtlanır (İİK m. 297)
Mühlet verildi diye borçlu dilediği gibi hareket edemez. Borçlu, kural olarak komiserin nezareti altında günlük işlerini yürütür. Ancak mahkemenin izni olmaksızın:
● Rehin tesis edemez,
● Kefil veya garantör olamaz,
● Taşınmazlarını veya işletmenin önemli tesisatını devredemez,
● Karşılıksız bağışlama yapamaz.
Borçlu bu yasaklara aykırı davranırsa yaptığı işlemler hükümsüz kalır. Daha da önemlisi mahkeme borçlunun yönetim yetkisini tamamen elinden alıp komisere devredebilir veya doğrudan iflas kararı vererek konkordatoyu sonlandırabilir.
Geçici Mühlet ile Kesin Mühlet Arasındaki Temel Farklar
Uygulamada çoğu zaman bu iki mühlet birbirine karıştırılır. Oysa aralarında amaç, derinlik ve işlev bakımından çok temel farklar vardır. Karşılaştırmayı netleştirelim:
● İnceleme Kapsamı ve Derinliği: Geçici mühlette mahkeme sadece evrakların varlığını şeklen kontrol ederken; kesin mühlette şirketin mali yapısını, borca batıklık durumunu ve projenin gerçekleşme ihtimalini esastan inceler.
● Süre Sınırları: Geçici mühlet 3 ay olarak verilir ve en fazla 2 ay uzatılarak azami 5 ay sürer. Kesin mühlet ise 1 yıl olarak verilir ve en fazla 6 ay uzatılarak azami 18 ay sürer.
● Alacak Kaydı ve Tahkik: Geçici mühlette alacaklılar alacaklarını kaydettirmez. Kesin mühlet verildiğinde ise komiser ilan yaparak alacaklıları 15 gün içinde alacaklarını bildirmeye çağırır (alacakların tahkiki süreci başlar).
● Alacaklılar Toplantısı ve Oylama: Konkordato projesinin alacaklılar tarafından müzakere edilmesi ve oylanması (kaydedilen alacaklı ve alacak tutarı nisaplarının aranması) sadece kesin mühlet aşamasında yapılır; geçici mühlette oylama olmaz.
● Alacaklılar Kurulu Teşkili: Geçici mühlette kural olarak Alacaklılar Kurulu kurulmaz; bu kurul kesin mühlet kararıyla birlikte mahkemece gerekli görülürse hayata geçirilir.
● Kararın Niteliği ve İtiraz: Geçici mühlet kararı bir ara karar niteliğindedir ve istinafa götürülemez (sadece 7 gün içinde ilk derece mahkemesine itiraz edilebilir). Kesin mühlet kararı ise çok daha bağlayıcı bir usul işlemidir; özellikle kesin mühlet talebinin reddi ile gelen iflas kararları doğrudan istinaf ve temyiz kanun yoluna açıktır.
Sürecin Başarısızlıkla Sonuçlanması: İflas Kararı Ne Zaman Verilir?
Konkordato mühleti borçluya sonsuz bir sığınak sağlamaz. Sürecin herhangi bir aşamasında aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşirse mahkeme mühleti derhal kaldırır:
1. Borçlunun malvarlığını korumak için mühletin kaldırılması zorunlu hale gelmişse,
2. Konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı kesin olarak anlaşılmışsa,
3. Borçlu, mahkemenin veya komiserin talimatlarına aykırı hareket etmiş ya da alacaklıları zarara uğratma kastıyla kötü niyetli işlemler yapmışsa,
4. Kesin mühlet içinde yapılan oylamada kanunun aradığı alacaklı ve alacak çoğunluğu (nisap) sağlanamamışsa.
Bu şartlar oluştuğunda mahkeme mühlet kararını kaldırır, konkordato talebini reddeder ve borçlu iflasa tabi kişilerden ise derhal şirketin iflasına hükmeder. Yani konkordato masası doğru yönetilmezse, sürecin sonu doğrudan tasfiye ve iflas masasıdır.
Borçlular ve Alacaklılar İçin Pratik Yol Haritası
Konkordato süreci hem borçlu hem de alacaklı taraf için stratejik hamleler gerektiren bir satranç tahtasıdır. Süreci yönetirken şu noktaları asla gözden kaçırmamalısınız:
Borçlu Şirketler Açısından:
Geçici mühlet almak bir zafer değil, sadece kazanılmış 3 aylık bir zamandır. Asıl sınav kesin mühlet duruşmasında verilir. Bu nedenle geçici mühlet boyunca komiserle tam bir şeffaflık içinde çalışmalı, işletme giderlerini kısmalı, tahsilatları artırmalı ve alacaklılarla ön görüşmelere başlayarak onları projenin başarısına ikna etmelisiniz. Unutmayın; gerçekçi olmayan, ayakları yere basmayan bir nakit akış tablosu kesin mühlet aşamasında iflas fermanınız olabilir.
Alacaklılar Açısından:
Borçlunuzun geçici mühlet aldığını öğrendiğinizde paniğe kapılmak yerine süreci yakından takip etmelisiniz. Kararın ilanından itibaren 7 günlük itiraz süresini değerlendirebilir; borçlunun kötü niyetli olduğunu, mal kaçırdığını düşünüyorsanız delillerinizi derhal mahkemeye sunabilirsiniz. Kesin mühlet ilan edildiğinde ise süresi içinde alacak kaydınızı yaptırmalı, komiserin hazırladığı alacak listesine itirazınız varsa bildirmeli ve en önemlisi alacaklılar toplantısına katılarak oy hakkınızı kullanmalısınız.
Geçici ve kesin mühlet, doğru ellerde batmak üzere olan bir şirketi yeniden ekonomiye kazandıran mükemmel bir yeniden yapılandırma aracıdır. Ancak sürecin her günü kanuni sürelere ve sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Bu sebeple konkordato sürecini profesyonel bir mali ve hukuki danışmanlık desteğiyle yürütmek, atılacak adımların sıhhati açısından hayati önem taşır.