Hukuk & Rehber
Adım Adım Konkordato Süreci: Başvurudan Onaya Tüm Aşamalar — Asliye Ticaret Mahkemesi süreci, tensip zaptı ve yargılama takvimi
📅 Tarih: 06.09.2026
👁️ Okunma: 16
Şirketinizin nakit akışı bozulduğunda, çekler arka arkaya banka kapılarına çarpmaya başladığında ve alacaklı telefonları günün her saatini kabusa çevirdiğinde önünüzde iki temel yol kalır: Ya her şeyin kontrolden çıkıp bir sabah kapınıza icra memurlarının dayanmasını izlersiniz ya da direksiyonu elinize alıp Türk ticaret hukukunun işletmelere sunduğu en güçlü koruma kalkanını devreye sokarsınız. İşte o kalkanın adı konkordatodur.
Konkordato, sanılanın aksine "şirketin batışı" veya "borçlardan kaçış bileti" değildir. Tam tersine; dürüst, iyi niyetli ancak geçici bir nakit darboğazına saplanmış bir işletmenin, alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde masaya oturup "Bana biraz zaman verin, işimi toparlayıp borcumu kuruşu kuruşuna ödeyeyim" demesidir. Yani bir nevi kurumsal yoğun bakım protokolüdür. Şirketin fişini çekmek yerine, ona oksijen maskesi takıp yeniden ayağa kaldırma operasyonudur.
Peki, bu süreç kağıt üzerinde göründüğü kadar masum ve zahmetsiz mi ilerliyor? Asla. İcra ve İflas Kanunu (İİK m. 285 vd.) kapsamında yürütülen bu maraton; santim santim hesaplanmış bir takvime, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin katı denetimine ve kılı kırk yaran mali analizlere dayanır. Başvuru dilekçesini verdiğiniz ilk andan mahkemenin nihai tasdik kararına kadar geçen tüm virajları, tensip zaptının mucizevi etkisini ve yargılama takvimini adım adım masaya yatıralım.
1. Adım: Başvuru Hazırlığı ve İİK m. 286 Filtresi (Masadaki Evrakların Anatomisi)
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kapısını çalıp "Ben zordayım, bana mühlet verin" diyemezsiniz. Mahkeme sizden edebiyat değil, çelik gibi sağlam rakamlar ve kanunun aradığı eksiksiz bir evrak seti ister. İİK'nın 286. maddesi, bu aşamada adeta bir laboratuvar filtresi görevi görür. Dosyanızda tek bir belgenin eksik veya standartlara aykırı olması, talebinizin daha duruşma salonuna girmeden usulden reddedilmesi demektir.
Başvuru dosyanızda şu hayati belgeler eksiksiz yer almalıdır:
● Konkordato Ön Projesi: Şirketinizi nasıl kurtaracağınıza dair stratejik manifestodur. Borçların hangi vadede, kaç taksitte veya ne kadarlık bir indirimle (tenzilat) ödeneceğini; bu ödemeler için gereken kaynağın nereden bulunacağını (stok satışı, gayrimenkul devri, sermaye artırımı, yeni ortaklık) açık ve gerçekçi bir dille ortaya koymalıdır.
● Borçlunun Malvarlığı Durumunu Gösterir Belgeler: Son bilanço, gelir tablosu, nakit akış tabloları, ticari defterlerin açılış-kapanış tasdikleri ve şirketin tüm maddi/gayrimaddi varlıklarını gösteren detaylı dökümler.
● Alacaklılar ve Alacaklar Listesi: Kimden ne kadar borç alındığı, vadeleri, rehinli olup olmadıkları, imtiyazlı alacaklı (işçi maaşları gibi) statüsünde bulunup bulunmadıkları tek tek listelenir.
● Karşılaştırma Tablosu (İflas vs. Konkordato): Mahkemenin ve alacaklıların en çok baktığı yer burasıdır. Tablo şunu ispatlamalıdır: "Eğer şirket bugün iflas ederse tasfiye masasında alacaklılar alacaklarının ancak yüzde 20'sini alabilecek; oysa konkordato projemiz onaylanırsa 36 ayda alacaklarının yüzde 80'ini tahsil edecekler."
● Makul Güvence Veren Bağımsız Denetim Raporu: Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşunun hazırladığı resmi vizedir. Denetçi, ön projedeki finansal tahminlerin ve kaynakların hayal ürünü değil, makul ve gerçekleşebilir olduğunu onaylar.
● Konkordato ve İflas Gider Avansı: Harçların, ilan bedellerinin ve komiser heyetinin aylık ücretlerinin karşılanması için mahkeme veznesine peşin olarak yatırılması gereken nakit teminattır.
2. Adım: Asliye Ticaret Mahkemesine Müracaat ve "Tensip Zaptı" Mucizesi
Dosyanız hazırlandıktan sonra görevli ve yetkili mahkemeye, yani şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (ticaret mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi'ne) başvurulur.
İşte sürecin en heyecanlı ve nefes kesen anı burada başlar. İİK 287. maddesi uyarınca mahkeme, dosyadaki belgelerin şeklen tam olduğunu gördüğü anda esasa girmeden, yani "Bu şirket gerçekten kurtulur mu?" diye aylarca düşünmeden derhal geçici mühlet kararı vermek zorundadır. Bu karar, mahkemenin hazırladığı tensip zaptı ile resmiyet kazanır.
Peki, bir sayfalık o tensip zaptı neden şirketler için adeta sihirli bir kalkandır?
● 3 Aylık Geçici Mühlet Başlar: Şirketiniz yasal koruma koridoruna girer.
● Tüm Takipler Bıçak Gibi Durur: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki vergi ve SGK takipleri dahil olmak üzere, şirket aleyhine hiçbir yeni icra takibi başlatılamaz. Daha önce başlatılmış tüm haciz ve muhafaza işlemleri olduğu yerde donar.
● İhtiyati Tedbir Zırhı Devreye Girer: Bankaların şirket hesaplarına bloke koyması, kredi borçları için otomatik mahsup yapması veya şirket araçlarını yakalatıp bağlatması yasaklanır.
● Geçici Konkordato Komiseri Atanır: Mahkeme, dosyanın büyüklüğüne göre 1 veya 3 kişiden oluşan bağımsız bir uzman heyetini (mali müşavir, hukukçu, sektör uzmanı) komiser olarak görevlendirir.
● Resmi İlan Yapılır: Karar; Ticaret Sicil Gazetesi, İlan Portalı (ilan.gov.tr), Tapu Müdürlükleri, Bankalar Birliği, Vergi Daireleri ve Gümrüklere derhal bildirilir.
● 7 Günlük İtiraz Süresi: İlan tarihinden itibaren alacaklıların, konkordato talebini gerektiren bir durum bulunmadığını delilleriyle ileri sürerek geçici mühletin kaldırılmasını mahkemeden talep etmeleri için 7 günlük yasal süre başlar.
3. Adım: Geçici Mühlet Dönemi ve Kesin Mühlete Geçiş Köprüsü (3 + 2 Ay)
Tensip zaptıyla aldığınız 3 aylık geçici mühlet, şirketinizi dinlenme odasına çeker ancak bu oda tamamen camdandır; içerideki her hareket komiser heyetinin gözetimindedir.
Şirket yönetimi koltuğunda oturmaya devam eder fakat elini kolunu sallayarak tasarrufta bulunamaz. İİK 297. maddesi gereğince mahkemenin izni olmadan rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz veya işletmenin önemli tesisatını devredemez, ivazsız (karşılıksız) tasarruflarda bulunamaz. Aksi halde yapılan işlemler hükümsüz sayılır ve mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen kaldırıp yönetimi komisere devredebilir.
Geçici mühlet süresi kural olarak 3 aydır. Şayet süreç karmaşıksa veya mali incelemeler henüz bitmemişse, borçlunun veya geçici komiserin talebiyle mahkeme bu süreyi en fazla 2 ay daha uzatabilir. Yani geçici mühletin tavan süresi toplam 5 aydır.
Bu 5 ay dolmadan önce mahkeme, tarafları duruşmaya çağırır. Duruşma öncesinde geçici konkordato komiseri, şirketin durumu hakkında hazırladığı gerekçeli ara raporu mahkemeye sunar. Komiser raporunda; "Evet, bu şirketin sunduğu proje ayakları yere basan bir projedir, nakit akışı düzelme eğilimindedir ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali yüksektir" derse, mahkeme geçici mühleti sonlandırıp 1 yıllık Kesin Mühlet kararı verir.
Eğer komiser raporu "Bu şirketin toparlanma şansı yok, içi tamamen boşalmış" derse ne olur? Mahkeme derhal konkordato talebini reddeder ve şirket doğrudan iflasa tabi ise re'sen iflasına karar verir.
4. Adım: Kesin Mühlet Dönemi ve Komiserin Yargılama Takvimi (1 Yıl + 6 Ay)
Kesin mühlet kararı, konkordato sürecinin omurgasıdır. 1 yıl olarak verilen bu süre, güçlük arz eden çok özel durumlarda mahkemece en fazla 6 ay daha uzatılabilir. Yani toplam kesin mühlet süresi 18 ayı bulabilir. Geçici mühletle birleştirdiğinizde, şirketin toplam koruma süresi 23 aya kadar uzanabilir.
Kesin mühlet kararının verilmesiyle birlikte yargılama takvimi saat gibi işlemeye başlar:
● Defter Tutma ve Envanter (İİK m. 298): Komiser heyeti, borçlunun tüm malvarlığının detaylı defterini tutar ve malların gerçek piyasa değerlerini (kıymet takdiri) takdir eder.
● Alacaklılar Kurulu Teşekkülü (İİK m. 290/a): Mahkeme gerekli görürse veya alacaklı sayısı ve borç tutarı yüksekse, alacaklıların çıkarlarını korumak ve komiseri denetlemek üzere bir Alacaklılar Kurulu oluşturur. Bu kurul periyodik olarak toplanır ve komiserin faaliyetlerine görüş bildirir.
● Alacak Bildirimine Davet İlanı (İİK m. 299): Komiser heyeti, Ticaret Sicil Gazetesi ve İlan Portalı üzerinden tüm alacaklılara çağrı yapar. İlan tarihinden itibaren 15 gün içinde tüm alacaklıların ellerindeki belgelerle alacaklarını komisere kaydettirmesi zorunludur. Alacağını bildirmeyen alacaklılar, bilançoda kayıtlı değillerse konkordato projesinin müzakerelerine katılamaz ve oy kullanamazlar.
● Alacakların Tahkiki ve Borçlunun Beyanı (İİK m. 300): Bildirilen tüm alacaklar komiser tarafından tek tek incelenir, şirket defterleriyle karşılaştırılır. Şirket yetkilisine "Bu borcu kabul ediyor musun?" diye sorulur. Borçlunun kabul ettiği alacaklar ile ihtilaflı (çekişmeli) gördüğü alacaklar ayrı ayrı cetvellere bağlanır.
● Konkordato Nihai Projesinin Şekillenmesi: Toplanan veriler, alacak toplamı ve şirketin gerçek üretim/tahsilat kapasitesi harmanlanarak nihai ödeme planı oluşturulur.
5. Adım: Alacaklılar Toplantısı ve Oylama Nisapları (Zirve Noktası)
Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra, konkordatonun kaderini belirleyecek olan büyük gün gelir: Alacaklılar Toplantısı.
Komiser heyeti, toplantı gününden en az 15 gün önce ilan yaparak alacaklıları toplantıya çağırır ve bu 15 günlük sürede dosyanın, envanterin ve projenin komiserlik bürosunda tüm alacaklıların incelemesine açık olduğunu duyurur (İİK m. 301).
Toplantı günü borçlu ve alacaklılar bir araya gelir. Komiser projenin detaylarını anlatır, borçlu taahhütlerini yineler ve oylamaya geçilir. Toplantıda oy kullanamayan veya ek süre isteyen alacaklılar için kanun harika bir esneklik tanımıştır: Toplantının bitimini takip eden 7 gün içinde komisere yazılı olarak bildirilen oylar da (iltihak süresi) geçerli kabul edilir (İİK m. 302/7).
Bir konkordato projesinin kabul edilmiş sayılması için kanun iki alternatifli çoğunluk (nisap) modeli aramaktadır. Projenin şu iki şarttan en az birini sağlaması şarttır:
● 1. Seçenek (Kaydedilmiş Alacaklı ve Tutar Yarı Çoğunluğu): Oy kullanan alacaklıların sayıca yarıdan fazlası (1/2) VE aynı zamanda alacak tutarının yarıdan fazlası (1/2) "Evet" oyu vermelidir.
● 2. Seçenek (Alacaklı Dörtte Bir + Tutar Üçte İki Çoğunluğu): Oy kullanan alacaklıların sayıca en az dörtte biri (1/4) VE alacak tutarının en az üçte ikisi (2/3) "Evet" oyu vermelidir.
Küçük alacaklı sayısı çok fazlaysa ikinci formül, büyük banka borçları ağırlıktaysa birinci formül devreye girerek borçlunun elini rahatlatır.
Eğer şirketin ipotekli veya rehinli borçları varsa, İİK 308/h maddesi uyarınca rehinli alacaklılarla ayrı bir müzakere yürütülür ve rehinli borçların yapılandırılması için rehinli alacaklıların en az 2/3 çoğunluğunun onayı gerekir.
Oylamalar ve 7 günlük iltihak süresi bittiğinde komiser, kabul/ret oranlarını ve kendi gerekçeli nihai raporunu hazırlayarak dosyayı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne teslim eder.
6. Adım: Asliye Ticaret Mahkemesinde Tasdik Yargılaması ve İİK m. 305 Sınavı
Dosya mahkemeye ulaştığında, Asliye Ticaret Mahkemesi derhal bir tasdik duruşması günü belirler ve bunu ilan eder.
Burada alacaklılar açısından hayati bir usul kuralı vardır: Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, konkordato tasdikine itiraz etmek ve ileride istinaf kanun yoluna başvurabilmek isteyen bir alacaklı; itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından en az 3 gün önce mahkemeye yazılı olarak sunmak ve duruşmada hazır bulunmak zorundadır. Alacaklılar toplantısında ret oyu vermiş olmak tek başına istinaf hakkı kazandırmaz.
Tasdik duruşmasında mahkeme heyeti, İİK'nın 305. maddesinde sayılan katı şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini re'sen (kendiliğinden) denetler:
● Teklif Edilen Tutarın Kaynaklarla Orantılı Olması: Şirketin vadettiği ödeme tutarı, mevcut malvarlığı ve gelecekteki tahmini gelirleriyle uyumlu mu? Yoksa sadece zaman kazanmak için uydurulmuş hayali bir rakam mı? Ayrıca teklif edilen tutar, şirketin iflası halinde alacaklıların eline geçecek tasfiye payından mutlaka daha fazla olmalıdır.
● Kanuni Oylama Nisaplarının Sağlanması: İİK 302'deki çoğunluk şartlarının eksiksiz gerçekleştiği tespit edilmelidir.
● İmtiyazlı ve Rehinli Alacakların Teminata Bağlanması: İİK 206. madde kapsamındaki birinci sıra imtiyazlı alacaklar (işçi kıdem, ihbar, ücret alacakları ve nafaka borçları) ile rehinli alacakların rehin kıymetini karşılayan kısımları için tam teminat gösterilmiş veya bu alacaklılar açıkça feragat etmiş olmalıdır.
● Harç ve Masrafların Depo Edilmesi: Konkordatonun tasdiki için gereken yargılama harçları, ilan giderleri ve tasdikten sonra görev yapacak kayyım ücretlerinin mahkeme veznesine peşin olarak yatırılmış olması şarttır.
Mahkeme bu dört şartın eksiksiz yerine geldiğini görürse, Konkordatonun Tasdikine karar verir. Kararda yeni ödeme takvimi, taksitlerin başlangıç ve bitiş tarihleri, uygulanacak faiz oranı (kararlaştırılmışsa) satır satır hüküm altına alınır.
Şartlar oluşmamışsa mahkeme tasdik talebini reddeder. Borçlu iflasa tabi bir şirketse ve borca batıklık hali devam ediyorsa, mahkeme aynı duruşmada şirketin iflasına hükmeder.
7. Adım: Tasdik Sonrası Yeni Dönem ve Yargılama Takviminin Tamamlanması
Mahkemenin tasdik kararı vermesiyle birlikte konkordato süreci başarıyla taçlanmış olur ve yeni bir hukuki dönem başlar:
● Bağlayıcılık: Konkordato projesine ret oyu veren, toplantıya katılmayan veya alacağını hiç bildirmeyen tüm adi alacaklılar dahi mahkemenin onayladığı yeni ödeme planına uymak zorundadır. Kimse borçludan vadesinden önce veya projede yazılandan fazla bir talepte bulunamaz.
● Hacizlerin Kesin Olarak Düşmesi: Geçici mühletten önce konulmuş ve henüz paraya çevrilmemiş tüm hacizler hükümsüz kalır ve tamamen kaldırılır.
● Tasdik Kayyumu Dönemi: Mahkeme, onaylanan projenin harfiyen uygulanıp uygulanmadığını, taksitlerin zamanında ödenip ödenmediğini denetlemek üzere şirkete bir tasdik kayyumu atar. Kayyım, mahkemeye periyodik raporlar sunar.
● Kanun Yolları: Mahkemenin tasdik veya ret kararına karşı borçlu kararın tebliğinden, itiraz eden alacaklılar ise kararın ilanından itibaren 10 gün içinde Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) nezdinde, oradan çıkan karara karşı da yine 10 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurabilir.
Konkordato Sürecinde Başarıyı Getiren Kritik Faktörler
Bu zorlu ve teknik maratondan sağ salim çıkmak, şansa veya yüzeysel hesaplara bırakılamayacak kadar hassas bir dengedir. Bir şirketin konkordato sürecini başarıyla tamamlamasını sağlayan unsurlar bellidir:
● Gerçekçi Bir Nakit Akış Modeli: Masaya koyduğunuz ön proje, piyasanın ve sektörün gerçekleriyle örtüşmelidir. Gerçekleşmesi imkansız ciro artışlarına veya hayali varlık satışlarına dayanan projeler, komiserin ilk ara raporunda çöker.
● Şeffaf ve Açık İletişim: Alacaklıları birer hasım değil, şirketin gelecekteki iş ortakları olarak görmek gerekir. Özellikle bankalar ve ana tedarikçilerle toplantı öncesinde şeffaf müzakereler yürütmek, oylama günü sürpriz ret oylarının önüne geçer.
● Disiplinli Finansal ve Hukuki Yönetim: İİK 286 belgelerinin hazırlanmasından tasdik duruşmasındaki savunmalara kadar geçen her safha, ticaret hukuku uzmanları ve bağımsız denetçilerle milimetrik olarak yönetilmelidir.
● Zamanlamayı Doğru Yapmak: Şirketin tüm özkaynakları tükenip kasa tamamen sıfırlandıktan sonra yapılan konkordato başvuruları genellikle iflasla sonuçlanır. Başvuru, şirketin hala döner sermayesi ve üretim gücü varken, erken uyarı sinyalleri alındığı anda yapılmalıdır.
Doğru kurgulanmış, dürüst temellere oturtulmuş ve titizlikle takip edilmiş bir konkordato süreci; batmakta olan bir şirketi sadece borçlarından arındırmaz, onu çok daha kurumsal, verimli ve dirençli bir yapıya dönüştürerek ticari hayata yeniden kazandırır.