Piyasanın sert dalgalandığı, nakit akışının tıkandığı ve çeklerin vadesi geldiğinde hesapların boş kaldığı o kritik eşik… Bir işletmenin başına gelebilecek en zor senaryolardan biri budur. Kapıya dayanacak icra memurlarını beklemek ya da kepengi tamamen indirmek zorunda mısınız? Aslında hayır. Türk Ticaret Hukuku ve İcra İflas Kanunu, dürüst çalışan ama mali darboğaza giren borçlular için güçlü bir yasal zırh sunuyor: Konkordato.
Peki, haber bültenlerinde sıkça duyduğunuz konkordato tam olarak nedir, nasıl işler ve şirketinizi iflasın eşiğinden nasıl çekip alır? Gelin, konuyu karmaşık hukuk labirentlerine girmeden, en net ve yalın haliyle ele alalım.
Konkordato Nedir? Borç Silme Değil, Bir Yaşam Destek Ünitesi
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan iyi niyetli borçluların, alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan resmi bir uzlaşma kurumudur.
Yani sanılanın aksine konkordato, borçların üzerini çizen sihirli bir silgi değildir. Şirketin çarklarının dönmeye devam etmesi ve alacaklıların paralarını hiç alamamak yerine belirli bir takvimde alabilmesi için kurulmuş bir dengedir.
Konkordato anlaşması temel olarak iki şekilde hayat bulur:
- Vade Konkordatosu: Borç miktarında indirim yapılmaz; ancak borcun ödeme takvimi uzun bir vadeye yayılır.
- Tenzilat Konkordatosu: Alacaklılar, alacaklarının belirli bir yüzdesinden (örneğin yüzde 30 veya 40) feragat eder, kalan kısım ödenir.
- Karma Konkordato: Hem vade uzatımı hem de belirli oranda borç indirimi birlikte uygulanır.
Geçmişte çokça kullanılan "iflas erteleme" kurumu, 2018 yılında yürürlüğe giren 7101 sayılı kanunla tamamen kaldırıldı. Yerini çok daha sıkı denetlenen ve iki tarafın da haklarını gözeten modern konkordato sistemine bıraktı.
Konkordato Süreci Nasıl Başlar? Aşama Aşama Yol Haritası
Bir sabah uyanıp "ben konkordato ilan ettim" diyemezsiniz. Süreç, Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunulan kapsamlı bir dosya ile başlar. Bu dosyada detaylı bir konkordato ön projesi, finansal tablolar, bağımsız denetim raporu ve nakit akış projeksiyonları yer almak zorundadır. Mahkeme belgeleri tam bulursa çarklar dönmeye başlar.
1. Geçici Mühlet (3 Ay + 2 Ay)
Başvuru şeklen uygunsa mahkeme derhal geçici mühlet kararı verir. Bu süre kural olarak 3 aydır ve zorunlu hallerde en fazla 2 ay daha uzatılabilir. Bu kararla birlikte şirkete bir geçici konkordato komiseri atanır.
Geçici mühletin borçluya sağladığı en büyük avantaj koruma kalkanıdır. Bu karar verildiği andan itibaren:
- Şirket aleyhine hiçbir yeni icra takibi başlatılamaz.
- Önceden başlamış olan tüm takipler durur.
- İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz.
- Bankalar hesaplara bloke koyamaz, rehinli mallar muhafaza altına alınamaz.
Kısacası şirket, icra baskısından kurtulup sadece işine ve gelir üretmeye odaklanacak bir nefes alanı kazanır.
2. Kesin Mühlet (1 Yıl + 6 Ay)
Geçici mühlet döneminde atanan komiser, şirketin durumunu adım adım inceler. Eğer şirketin sunduğu projenin gerçekçi olduğu ve toparlanabileceği anlaşılırsa, mahkeme 1 yıllık kesin mühlet verir. Çok karmaşık dosyalarda bu süre 6 aya kadar uzatılabilir.
Kesin mühlet boyunca:
- Komiser gözetiminde şirket faaliyetlerini yürütür.
- Alacaklılar Kurulu oluşturulabilir.
- Borçlu, mahkemenin ve komiserin izni olmadan taşınmaz satamaz, şirket hisselerini devredemez ya da kefil olamaz.
Alacaklılar Toplantısı ve Mahkemenin Tasdik Kararı
Sürecin kader anı, alacaklıların toplandığı gündür. Konkordato komiseri tüm alacaklıları toplantıya çağırır ve borçlunun sunduğu ödeme planı oylamaya sunulur.
Projenin kabul edilmesi için kanunun aradığı belirli çoğunlukların sağlanması şarttır: Kaydedilmiş alacaklıların ve alacak tutarının en az yarısının (veya alacaklıların dörtte biri ile alacak tutarının üçte ikisinin) projeye "evet" demesi gerekir.
Alacaklılar onay verdikten sonra dosya tekrar Asliye Ticaret Mahkemesi’ne döner. Mahkeme; projenin dürüstçe yapılıp yapılmadığını, borçlunun malvarlığının alacaklılara teklif edilen tutarla orantılı olup olmadığını ve teminatların yeterliliğini denetler. Mahkeme projeyi onaylarsa buna konkordatonun tasdiki denir.
Tasdik edilen konkordato, projeyi kabul etmeyen veya toplantıya katılmayan alacaklılar da dahil olmak üzere tüm adi alacaklılar için bağlayıcı hale gelir.
Konkordato Başarısız Olursa Ne Olur?
Neyse ki birçok şirket iyi hazırlanmış bir finansal disiplinle bu süreçten güçlenerek çıkabiliyor. Ancak madalyonun diğer yüzü de var. Eğer borçlu verilen mühletleri kötüye kullanırsa, öngörülen gelir hedeflerini tutturamazsa veya alacaklılar toplantısında yeterli çoğunluk sağlanamazsa konkordato talebi reddedilir.
Bu durumda mahkeme koruma tedbirlerini kaldırır ve iflasa tabi borçlular için doğrudan iflas kararı verir. Yani konkordato, borçluya tanınan son ve en ciddi fırsattır; başarıya ulaşamazsa son durak genellikle iflastır.
İşletmeniz İçin Kritik Çıkarım
Konkordato, borç yükü altında ezilen bir şirket için batış ilanı değil, kurumsal bir yeniden doğuş protokolüdür. Ancak bu sürecin başarısı; bağımsız denetimden hukuki altyapıya, alacaklılarla şeffaf iletişimden gerçekçi nakit akışı yönetimine kadar titiz bir planlama gerektirir. Zamanında ve doğru adımlarla atılan bir konkordato adımı, ticari itibarınızı ve işletmenizin geleceğini kurtaracak en rasyonel köprüdür.